"Zor zamanlar geçirdiğinizde dünyanın en zor şeyini yaşıyormuşsunuz gibi hissetmek çok doğal. Bu şekilde hissetmek bencilce de değil. Hayatınızın bazı alanları görece daha iyi diye genel olarak durumunuz daha iyi sayılmaz. İş ya da okulu ele alalım mesela: İyi bir şirkete ya da üniversiteye girmek güzel, ancak bir kere yerleştiniz mi, şikâyetler başlar. Her deneyimde başından sonuna kadar, "Burası mükemmel!" diye düşünmek mümkün mü sizce? Başkaları sizi kıskanıyor olabilir ama bu, payınıza düşene razı olmanızı gerektirmez. O yüzden "Elimdekilerle neden mutlu olamıyorum?" gibi düşüncelerle kendinize işkence etmemelisiniz."
Sayfa 30 - Nova Kitap·Kitabı okudu
Yüzyıllar önce, insan türü yavaş yavaş bilgi biriktirebiliyor, siyaset ve ekonomi de sakin bir ritimde değişiyordu. Bugün bilgimiz aşırı bir hızla artıyor ve teoride dünyayı gitgide daha iyi anlıyoruz. Ancak aslında tam tersi gerçekleşiyor. Yeni bilgiler daha hızlı ekonomik, sosyal ve siyasi değişimlere neden oluyor; biz ne olduğunu anlama çabasıyla bilgi birikimini çoğaltıyoruz ve bu da daha büyük dalgalanmalara yol açıyor. Zamanla günümüzü anlamakta ve geleceği öngörmekte daha da zorlanır hâle geliyoruz. 1016 yılında Avrupa’nın 1050’de nasıl bir yere benzeyeceğini tahmin etmek görece daha kolaydı. Şüphesiz hanedanlıklar yıkılabilir; işgal edilebilir ya da doğal afetler olabilirdi. Ancak 1050’de Avrupa’nın hâlâ krallar ve rahipler tarafından yönetilen, çoğu sakini kıtlık, salgın ve savaşlardan perişan olmuş köylülerden oluşan bir tarım toplumu olacağı açıktı. Oysa 2016’da, 2050’de Avrupa’nın neye benzeyeceği hakkında hiçbir fikrimiz yok. Siyasi sistemin ne olacağım, işgücü piyasasının nasıl yapılandırılacağını ya da çalışanların nasıl bedenlere sahip olacağını bile söyleyemiyoruz.
Sayfa 66·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Uzun süre karşısındaki boş duvara bakan Galen, gözlerini kenardaki resme kaydırdı. Yüzün anatomisini gösterenbu resimde bir kadının yüzünde kırmızı görünümlü bir sürü kasın bir araya gelerek oluşturduğu yapılar gözüküyordu. Resim Galen'de iki önemli farkındalık oluşturmuştu. Yüz gibi görece küçük bir alana bu kadar kasın sığdırılması müthiş bir şeydi. Öyle ki kasların muazzam düzeni sayesinde birçok duygu tek bir kelimeye ihtiyaç duymadan karşı tarafa aktarabiliyordu. Ama asıl fark edilmesi gereken kesinlikle deri tabakasıydı. Kas dokusunun görünümü tüm insanlarda benzer şekildeyse bu durumda aşık olunan, büyük hayranlık duyulan o yüzler, kas tabakasının üzerine örten ince bir deri tabakasından mı ibaretti? Bir insana olağanüstü güzelliğini veren ya da rengi nedeniyle haksızlığa uğramasına sebep olan, kalınlığı yarım milimetreden az bir deri parçası mıydı? Görünen o ki insanları birbirinden ayıran, kasları üzerine taktıkları deri maskelerden başka bir şey değildi ve bazı insanların maskeleri gerçekten çok güzeldi.
Sayfa 94
Beyin, sanıldığının aksine çok da çalışmak isteyen bir organ değildir. Çalışması masraflıdır aynı zamanda; çok yakıt (enerji) harcar. O yüzden de her bilgiyi tek tek doğrulamakla uğraşmak istemez. Bu yüzden de kendisine sürekli bilişsel kısayollar oluşturur. Yeni bir bilgiyle karşılaştığında, o bilgi hayati öneme sahip değilse ya da kolayca reddedilecekler çekmecesine atılmadıysa görece doğru olarak bir kenarda tutulur.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Yalnız Hem bilgesi, Hem delisidir Kendi dünyasının. Ayrıca; Hem efendisi, Hem kölesidir Kendisinin. Tadını çıkaramaz Görece'siz dünyasında Hiçbirisinin.
Sayfa 482·Kitabı okudu
Şiir
Evvela sükûnet" diyor Can Derviş Hanım. "Ardından metanet... Bir dirhem de dirayet salık veririm. Enfal Suresi'nde Allah müminleri güzel bir imtihana tabi tutmak için yaptı der. Hiç düşündün mü ne demek 'güzel imtihan?". Telaşa mahal yok. Unutma ki şu âlemde tüm cevaplar görece. Mutlak olan tek varlık âlemlerin Rabbi. Demek ki bir kul için doğru olan bir çözüm bir başkası için pekâlâ noksan, hatta büsbütün yanlış olabilir. Her şeyin hayırlısını dilemeli Allah'tan."
Sayfa 74·Kitabı okuyor
Din İslam