7/10
·168 syf.··
2026 88. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap Adı: Yalan Roman Yazar Adı: Émile Ajar Çeviri: Roza Hakmen Sayfa Sayısı: 168 Kitap Türü: Roman Bu hafta okumak için Yalan Roman adlı kitabı seçtim. Buradaki yerel kütüphanede rastladım, daha önce gözüme takılmamıştı; belli ki yeni gelmiş. Yazar, farklı bir dille biraz insanları, biraz da kendisini eleştiriyor. Kitap, aidiyet duygusuyla başlayıp, insanın kendini bulma arayışıyla sona eriyor. Yazara göre dünyada birçok şey oluyor ve herkes, hiçbir şey yapmasa bile, dolaylı ya da doğrudan olan bitenlerden sorumlu. Émile Ajar'ın çok kendine has bir kalemi var. Düz ve alışılmış anlatımlardan uzak, zaman zaman karmaşanın içinde akıp gidiyor. Özellikle insanların ‘normal’ ve ‘mış gibi yaşayanlar’ olarak ikiye ayrıldığı bu dünyada, o keskin sınırı çizmesi etkileyici. Bu kadar spoiler yeter Kitaptan birkaç alıntı: Hepimiz birer artıyız. Aidiyet semptomlarım ne zaman başladı bilmiyorum. Kendimden kaçmak için her yolu denedim. Dünya düzenine karşıydım, belki de tüm dünya bana karşıydı. Zayıf bir bebekti ama verdiği umut kocamandı. Doktor, kendi ırkıma düşmanım ve kendimden de nefret ediyorum. Ama umut beni yiyip bitirmeyi sürdürdü. Dünya yeterince paranoyak olmayan insanlarla dolu. Çoğu öyküde hep büyümeyi reddeden bir çocuk vardır. Belki yazmak bana iyi geliyordu; bu sayede uzaklaşıyordum kendimden ve ırkımdan. Bu tarz kitaplara ara ara şans vermek gerek. Benden de bir not: Herkes dünyayı sorgular, ama asıl sorgulanması gereken; dünyaya geliş sebebimiz, görevimiz ve öğrenmemiz gerekenlerdir....Aylin Özgür
1000Kitap
Yalan - RomanRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 2021457 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 12:06
Görevimiz Malazgirt kitabında maceralarına hız kesmeden devam eden çocuklar Mavi Yeleli kurt ile birlikte yeni görevlerinde bulurlar kendilerini. Bir yandan olimpiyatlar devam ederken bir yandan da çocuklar yeni yolculukları için heyecanlıdır. Yeni bir maceraya yelken açarken amaçları tabi ki Anadolu’nun kapılarını Türklere açmaktır. Aradıkları çok önemli bir madalyon ve kılıç vardır. Ellerinden geleni yapacaklar ve Malazgirt’in üstündeki kara bulutları dağıtacaklardır. Biribirinden güzel tarihi doyasıya hissedeceğiniz, eğlenceli, bilgi yüklü ve sıkmadan keyifle bir çırpıda okuyacağınız kitaplar… Okumanızı tavsiye ederim. Kitapla ve sevgiyle kalın.
Görevimiz MalazgirtMetin Mete · Minel Yayınları · 20244 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·110 syf.··
2025 45. kitabı
Vedat Türkali’nin bu oyununda gerçekçi bir Türkiye portresi görürsünüz. Kitabın içindeki çizimler Ender Özkahraman’a ait. İstanbul için konuşulan, beklenen, korkulan o deprem olgusunu işlemiş yazar ancak sadece bundan ibaret değil. Dilenci, İmam, Polis üçgeni diyeyim sahne gözünüzde canlanır mesela. Bu ekibe bir iş adamının dahil olduğunu hayal edin sonra, uyanık ve düzenbaz olduğunu da belirteyim hemen. Dilencideki parayla ortak olup firma kurulması gibi ağlasak mı gülsek mi dedirten fikirlerin, kandırmacaların etrafında gelişiyor hikâye. Kurulan ortaklı firmalar, insanları süslü yalanlara inandırıp sonrasında ellerinden alınan tapular, yeni bir yuva verme vaatleri, depreme dayanıksız çatlak duvarlı evler… Kimileri iyi niyetinin kurbanı olup bilmeden kötülüğün emrine girer, kötüler ise zaten öyledir ve her zaman güçlü tarafta onlar vardır, finalde ise olan yine kimlere olur bunu zaten biliyoruz. “İnsansak görevimiz Acılara batmadan görmektir, Göstermektir doğruyu Ötesi dipsiz kuyu Birlikte marşa başlarlar: Kucaklayın dünyamızı Kimseleri soymadan Ezmeden kimseyi, kimseye ezilmeden Mutluluğu bölüşmekten Öte bir yol bilmeden. #vedattürkali #şeytanınkaşıkoyunları #kitapyorumu #tiyatro #kitapönerisi
1000Kitap
Şeytanın Kaşık OyunlarıVedat Türkali · Yazılama Yayınevi · 200964 okunma
10/10
·160 syf.··
2026 7. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 00:48
Çocuklarımız ve gençlerimizi esir alan büyük bir cinsiyetsizleştirme tehlikesiyle karşı karşıyayız. Gerek modernleşen dünyanın aile yapısına etkisi gerekse sosyal medya kullanımı çocukluktan itibaren “cinsiyetsizleştirme” üzerine pek çok olumsuz sonuç doğuruyor. Daha küçük yaşta ekranlara maruz kalan çocuklarımız; izledikleri videolardan, oynadıkları oyunlardan ve sosyal medyadan etkilendikleri için kimlik kargaşası yaşıyor. Bu durum birilerinin ekmeğine yağ sürerken bir nesil gözler önünde çürüyüp gidiyor. Sözde medeni olan batı kendi çürümüşlüğüyle bizim gibi manevi değerlerini ayakta tutmakta direnen toplumları da zehirliyor. Kitapta anne baba ve çocuk rollerine detaylıca değinilmesi ve nerde, nasıl, ne yapılması gerektiği net bir dille aktarılmış. Özellikle çocuk yetiştirken dikkat edilmesi gereken iki temel kavramın altını çizdim: Sınır koymak ve kararlılık. Cinsiyetsiz bir toplumun yetişmesinde en büyük etkenlerden birinin sınır koyulmamış çocuklar olduğunu ve tutarsız ebeveyn tutumu olduğunu biliyoruz artık. Son olarak lise kademesinde görev yapan bir öğretmen olarak cinsiyet karmaşası yaşayan, kendini bulamayan ve yanlış yollara sapan pek çok öğrenci görüyorum. Farklı eğilimleri olan bu öğrencilerin hayatlarına bir yerden dokunmaya çalışsam da kimlik oluşumunda erken çocukluk dönemi kritik dönem olduğu için ne yazık ki çok geç kalınmış oluyor. Görevimiz büyük. Sorumluluğumuz ağır ancak yine de ümitvarız öyle de olmak zorundayız. Rabbim bu toplumun inşası için her birimizin yar ve yardımcısı olsun.
Cinsiyeti Terk EtmeŞöhret Karaduman · Hayy Kitap · 202438 okunma
8/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2026 69. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 00:00
Herkese selamlar Bugun size @ruthwarewriter in ulkemizde son yayinlanan kitabi #zerodays #gerçeğinizinde yorumu ile geldim. Ilk sayfadan son sayfaya kadar temposu hic dinmeyen, kacma-kovalama tarzında harika bir #polisiye #gerilim kitabiydi. Karakter odaklı ve tek bir bakis açısına sahipti. Bu hikayeyle Ware'in gerçekten de harika bir iş çıkardığını söylemeliyim. İlk sayfalardan itibaren inanılmaz derecede sürükleyici buldum. Elimden bırakamadım. Heyecan verici ve hızlı tempolu, gerilim dolu anlara sahipti. Yalnızca bu kacma-kovalama isi tum kitabi nerdeyse kapsadigi icin bir yerde sıkıldım. Artık bir yere varsın isterken guzel bir dönüş yaptı ve iyi bir ters kose sundu. Sonu her ne kadar guzel olsa da bazi seyler belirsiz kaldi. Tıpkı gercek hayatta oldugu gibi dokunulmaz olanlara ucu dokundu ama ihale cinayetin maşası olan kişide kaldi. Jacintha (Jack) Cross, dijital güvenlik uzmanı ve hacker olan kocası Gabe Medway'in yardımıyla "Görevimiz Tehlike" tarzı hırsızlıklar yapan biridir. Kari-koca sirketler tarafından güvenliklerini değerlendirmek ve zayıf noktaları ortaya çıkarmak için işe alinmis "Sızma Uzmanları"dırlar. Rutin bir görevde bir aksilik yaşanır ve Jack bir kac saatligine gozaltina alınır ve kendini aklayabilmek icin kocasiyla görüşmelerini soyler ama bir türlü kocasina ulaşamazlar. Sonrasinda Jack serbest birakilir ve eve doner. Ne yazık ki o sirada Gabe'in vahşice öldürüldüğünü görür. Olayin sokuyla polislere hemen haber vermeyisi ve tutarsız saat aralıkları ile olay gününü anlatmasi onu birinci dereceden suçlu konumuna getirir. Ustune bir de Gabe'in yeni bir "hayat sigortası" poliçesi aldığı ortaya çıkınca isler tamamen aciklanamaz boyuta gelir. Artık Jack'in tek çaresi kimseye güvenmeden 1 hafta icinde gercekleri ortaya çıkarabilmek adina polislerin
Gerçeğin İzindeRuth Ware · The Kitap · 2025142 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 28. kitabı
Sizi sıcacık, doksanlarmış gibi olan bi mahalleye götüreceğim Defne ve Atlas babalarını kaybetmiş iki kardeş. Defne bu üzücü durumu kabullenmiş ve bir süre sonra hayatın devam ettiği inancı ile üniversiteye hazırlanmaktadır fakat Atlas hem küçük hem de yeterince durumun üstesinden gelemediği için, gittikçe içine kapanık, evden çıkmayan sürekli oyun oynayan bir çocuk olmuştur. Ablası Defne buna çok üzülür ve bir gün aklına müthiş bir fikir gelir. Kardeşi için bir oyun tasarlamak ister. Bu öyle bir oyun olmalıdır ki; Atlas'ın yeniden hayatın içie karışıp, eski neşeli haline dönmesini sağlamalıdır. Bu konuda yakın arkadaşları Eylül ve Alpten yardım ister. Ve oyunu tasarlamayı başarırlar. Geriye bir tek Atlas'ın oyunu oynaması kalır.. Olay her ne kadar oyunla başlasa da, bizi bir mahalle hikayesinin içine atar. Ama ne mahalle... Kendinizi satırların arasında kendi çocukluğunuzda bulabilirsiniz. Çok sıcacık, sizi sarıp sarmalayan bir hikaye. Bazen sevdiklerimize yardım etmek isteriz ama yetersiz kalırız. Bu anlamda da bir dikkat unsuru oldu benim için. Özellikle genç arkadaşlarımın bu kitabı okumalarını çok isterim. Üstelik kitap Notre Dame De Sion Edebiyat Ödülü de kazanmış
Edebiyat
Görevimiz Ne?Caner Almaz · Timaş Genç Yayınları · 20264 okunma