Görüşüm:
Puan vermedi·294 syf.·
2026 22. kitabı
Söylemek istediğim çok kısa şey var. Bu tür kitapları normalde çok okuyan biri değilim ama aldım ve beğendim ayrıca çok sevdim bence insanın okuması gereken, insanın içinden belli parçaların olduğu bir kitap. Sürükleyici ve ayrıca da çok bilinmeyen kelimeleri ise parantez içerisinde günümüzdeki Türkçe karşılığını verilmiş. Kitabın sonu olması gerektiği gibi bitti. Yalnız şunu söylemek istiyorum ki bazı gün yüzüne çıkması gereken karakterler vardı. Ve açıkçası bu karakterlerin gün yüzüne çıkmasını bekledim ama çıkmadığı için bir yönden eksik kalmış gibi. Kısacası kitabı okuyun hataları erkenden farketmek gerekiyor.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Venedik Yayınları · 2020209bin okunma
7/10
·536 syf.·
2026 46. kitabı
Bu kitap ilk kitaba göre biraz sönük kaldı. İlk kitabı baya heyecanlı okuduğumu hatırlıyorum ama bu görüşüm bu kitap için geçerli olmadı maalesef. Tabii ki kitabın sonlarına doğru bir şok yaşamadım değil, aslında bildiğimiz gerçeklerin daha farklı olduğunu, Deha'nın çok iğrenç bir insan olduğu ortaya çıktı. Aynı zamanda kitapta Derin ve Aziz Ata'nın arasında sürekli gerilim, bir birini tersleme okuyorduk, bu fazla olduğu için sıkıldım. Aziz Ata'nın annesinden ise çok fazla nefret ettim, çok kötü bir kadındı. Kitabın son bölümleri gayet iyi olabilir ama ondan önce çok basit olaylar oluyordu, zaten sürekli hastane ve hapishane arasında gidip geliyorduk. Derin'in yaşadıkları gerçekten çok kötü ama olaylar bu kadar uzatılmamalıydı diye düşünüyorum. İlk kitabın bölümlerini biraz artırsaydı yazar ikinci kitaba hiç gerek yoktu gerçekten. Tabii bu benim bu kitap hakkında şahsi düşüncem.
Bul Beni 2Beyza Alkoç · İndigo Kitap · 202679 okunma
Reklam
7/10
·264 syf.··
2026 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:04
Kazuo Ishiguro dan okuduğum ikinci kitap. Daha önce Beni Asla Bırakma yı okumuştum. Bu sebeple okuduğum iki kitaba dayanarak yazarla ilgili görüşüm şu: bilim kurgu tarzında ve ilgi uyandırıcı konuları olan kitapları var. Çok akıcı ve sürükleyici olarak, okuyucuyu merak ettirerek başlıyor. İlk 150 sayfa kadar su gibi akıyor. Ama sonra konuyu garipleşen ve akmayan bir noktaya getiriyor. Yeni detaylara çokça eğilmesinden midir bir kırılma oluyor ve kitabın akıcılığı bitiyor. Sonlarda bende hep "hadi, güzel akan ilk sayfaların hatırına birşeyler olsun" beklentisi ile ama bu beklentim de karşılanmamış bir şekilde bitiyor. İşte yine aynı duygu.
Klara ile GüneşKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20212,167 okunma
Naçizane Görüşüm
Puan vermedi·368 syf.··
2026 23. kitabı
piyon-vezir-şah üçlemesi basit bir anlatımla yazılmış. Kitty'nin günlüğünü okuyormuşum gibi hissettim. Hızlı okunuyor. Distopya sevenler için güzel bir seçenek. Kitabın başımdan beri Knox'la ne zaman birlikte olacaklarını merak ettim. Kitty'nin Benjamin ile konuşup içine düşen şüphe sonrasında Knox'un başına gelenlerle aydınlanışı iyi aktarılmış. Genel olarak çok büyülemiyor fakat sürükleyici bir kitap.'' ''Bu ülke insanlara aittir, yönetenlere değil.'' ''Özgürlük olamadan barış tutsaklıktır. Baskıdır. Bizi korkutmaya çalışabilirler. Ailemizle ve kendi canlarımızla tehdit edebilirler ama nihayetinde nasıl yaşayacağımıza karar veremeyeceksek, zaten hayatımız diye bir şey olmayacaktır.'' kitabın bana göre vurucu satırlarından biriydi.
ŞahAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20172,676 okunma
Lanetli Kitap
Puan vermedi·143 syf.··
2026 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:01
Merhabalar; bugün incelemesini yapacağım eser, çocukluğumda Muhteşem Yüzyıl dizisini izlerken, Osmanlı İmparatorluğu'nun en güçlü sadrazamı Pargalı İbrahim Paşa'nın elinde gördüğüm andan beri içimde büyüyen büyük bir merakın ürünüdür. Dizide koca bir imparatorluğun kaderini tayin eden İbrahim Paşa, bu gizemli kitabı masanın üzerine koyup dostuna dönerek, "Arkalı İbrahim, bir kitaptan korktuğumu ilk defa gördüm..." diyor ve ardından sayfaları çevirip dönemin siyasetini sarsan şu can alıcı satırları okuyordu: "Osmanlı monarşisi bir sultan tarafından yönetilir, diğerleri onun kullarıdır; ülkesindeki yöneticileri istediği gibi tayin eder ve istediği gibi değiştirir. Fransa'da ise birçok eski senyör ve onların imtiyazları vardır, kral onların imtiyazlarına dokunamaz. Bu yüzden padişahın krallığını işgal etmek zor, Fransa'yı işgal etmek ise kolaydır. Osmanlı'ya saldırılırsa bütün ülke karşılarında bir birlik olarak görülür ama padişahın soyu ortadan kaldırılırsa da başkaldıracak bir şey kalmaz, geriye kalanların halk üstünde bir hükmü ve fikri yoktur. "İbrahim Paşa'yı ve tüm dünyayı dehşete düşüren bu satırlar, Niccolò Machiavelli'nin tam 500 yıl önce parçalanmış İtalya'yı birleştirmek amacıyla kaleme aldığı, dini, ahlakı ve devlet yapılarını politik birer güç aracı olarak ifşa eden ölümsüz eseri Prens'in ta kendisidir. Hükmü korumak adına bir liderin ağları tanımak için bir tilki, kurtları korkutmak içinse bir aslan olması gerektiğini söyleyen bu çıplak iktidar dili, Katolik Kilisesi tarafından yüzyıllarca yasaklanmıştır. Ancak felsefe tarihinin en büyük dehalarından Jean-Rousseau, Toplum Sözleşmesi adlı yapıtında bu esere ezber bozan bir pencere açarak, "Machiavelli krallara ders verir gibi yaparak uluslara büyük öğütler vermiştir. Onun Prens adlı yapıtı,
PrensNiccolo Machiavelli · Doruk Yayınları · 201520,3bin okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 68. kitabı
kürt ulusal hareketinin kuvvetini arttırmasıyla, resmi tarih tezlerinin türkmen alevilerinin üzerinde nüfuzunu arttırmasıyla beraber ortaya çıkan, inşa edilen kürt aleviliği kimliği işlenmiş. hem kürtlerin hem alevilerin hem de kürt alevilerin tarihi hakkında bu zamana kadar yapılan çalışmaların derlendiği ve kısaca özetlendiği bir çalışma olmuş. ayrıca kürt alevilerinin türk diyasi tarihine nasıl bir etkide bulunduğu da incelenmiş. açıkçası benim bu konudaki görüşüm ne resmi tarih tezleri ne de kürt hareketinin tezleri. çünkü alevilik inancının tarihsel kökleri bize bir etnisitenin kültür alanına mahpus edilemeyeceğini gösteriyor. ulus kavramları kuvvet bulmadan önce farklı etnisiteye sahip olan alevilerin beraber hareket ettiğini tarihte görüyoruz. inanç sisteminin kurumsallaşamsı ise 8 ila 12.yy'lar arasında iran, ırak coğrafyasında başlıyor. 72 millete bir nasla bakan bir inanç sisteminin kendi içinde atomize edilmesi tarihin saptırılması demek. bana kalırsa alevi tarihiyle alakalı en tutarlı ve en kapsamlı çalışmayı ayfer karakaya-stump hoca gerçekleştiriyor. alevi tarihine meraklıysanız bu çalışmaya bakın derim fakat daha kapsamlı çalışmalar için ayfer hocaya bakın şayet arapça'sından farsça'sına çok geniş bir literatür taraması ile hareket ediyor ve perspektifi oldukça doğru.
Ötekinin ÖtekisiSabır Güler Sevli · İletişim Yayınları · 20199 okunma
Reklam
Reklam