kovalev mutluluktan neredeyse kahkaha atacaktı. ama bu hayatta hiçbir şey uzun sürmez; ikinci kez duyduğu mutluluk da, ilkine oranla pek cansızdı. üçüncü kez duyacağı mutluluk biraz daha zayıflayacak, en sonunda da yok olup gidecekti. o da eski ruh haline dönecekti, tıpkı taşların suda sektirilmesiyle oluşan halkaların bir süre sonra kaybolması gibi...
insan bilmediği konularda hep abartılı fikirlere sahip olur. oysa tersine, her şeyin basit olduğunu kabul etmek zorundayım: giyotin, ona doğru yürüyen insanla aynı seviyede. bir tanıdığın yanına gidermiş gibi gidiyor insan yanına. bu da sinir bozucu. platforma çıkış, göğe yükseliş, hayal gücü ikisini ilişkilendirip buna tutunabilirdi. oysa giyotin bu hayali de her şeyi olduğu gibi ezip geçiyordu: insan gizli saklı, biraz utanç ve çokça da isabetle öldürülüyordu.