Gelelim Nursel Duruel'in almış olduğum "Geyikler, Annem ve Almanya" adlı ikinci kitabına.
Bu da diğer kitabı gibi kısa bir süre de bitti. İçinde yine toplamda 8 adet öykü mevcut ve yazarımız bu kitabı ile 1981'de Akademi Kitabevi Öykü Ödülü'nü ve 1983 Sait Faik Hikaye Armağanı'nı almış.
İnsanın iç dünyasını güzel bir dille anlatmayı başaran bu öykülerinde genel olarak kadın karakterlerin baş role sahip olduklarını görmekteyiz. O kadınların iç dünyalarını öykünün konusu içinde anlık olarak anlatmakta ama bu anların konuya etkilerini bulmak konusu biraz bize bırakılmaktadır. Bir iki öyküsünde ise direkt olarak konunun ne olduğunu anlayıp bulmak, "Yazılı Kaya" kitabındaki gibi yine tam olarak bize kalıyor. Sanırım biraz şiirimsilikten oluyor bu konuların net olmamaları durumu yada "İyice okuyun, düşünün ve anlamaya çalışın ne anlatmak istediğimi !" diyor yazar.
Beğendiğim öyküsüne gelince ise kitaba da adını vermiş olan ve bir çocuğun ağzından anlatılan öyküsü oldu. Hatta öykünün içindeki geyikler kısmını çok samimi ve tatlı buldum.
Yaşlıların, hastaların odasındaki saat sesleri niye böyle baskın çıkardı bütün seslere? Bir de bebek odalarında. Hayatın başlangıcında ve sonunda zamanın değiştirme gücü daha yüksektir, demeye mi getiriyordu bu tıkırtılar?
Mutluluk tam olarak şimdinin varlığıdır, kişiseldir ve özeldir. Herkese göre değişir ama zamanı hep şimdiki zamandır. Bu sebeple ya farkında ve mutlusunuzdur ya da mutluluğu aramakla meşgul olup dibinizdeki mutluluğu ve şimdiyi kaçırıyorsunuzdur.