Elinize aldığınızda bir solukta bitireceğiniz, bir yandan İvan'ı anlarken bir yandan ona üzüleceğiniz bir kitap. En güzeli de en sonunda " Ya ben de yaşamam gerektiiği gibi yaşayamadan buradan ayrılmak zorunda kalırsam?" diye kendinize sorup dönüp hayatını gözden geçirip aslında hayatınızı istediğiniz ve olması gerektiği gibi yaşayabilmek için aradığınız cesareti bulabileceğiniz bir kitap. Çünkü ölüm var ve bu çok gerçek. Hepimiz için bekliyor ve bir gün tüm yaşadıklarımız, yaşayamadıklarımız, hayallerimiz, beklentilerimiz, bizden beklenenler, sevdiklerimiz, sevemediklerimiz, nefret ettiklerimiz... Her şey her şey bir gün tamamen sona erecek. Ve biz nasıl ayrılmak istiyorsak bu hayattan ona göre yaşamalıyız.
Kitabı tüm kalbimle okumanızı isterim ve lütfen olması gerektiği gibi yani olmasını istediğiniz gibi yaşayın...
Doğduğum andan itibaren ölümü düşünüyorum. Ölmem herkes için daha iyi olacak. Bu bir gerçek. Yine de ölmek öyle kolay bir şey değil. Tuhaf, korkutucu bir tanrı gibi bir şey benim ölümümü engelliyor.