Gözde Karahan

Gözde Karahan
@gozdekrhn
İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez. -Cengiz Aytmatov
Öğretmen
hacettepe
Ankara
11 Aralık
272 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sevgili Yukio'nun Dünyası
Puan vermedi·156 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2022 14:45
Kitabı bir cümlede betimlemem gerekirse "Uzun zamandır aradığım edebi lezzeti bana sağlayan eser." olarak nitelendirebilirim. Yazarla tanıştığım ilk kitap ve elbette bu tanışma yazarın diğer kitapları ile devam edecek. Japon edebiyatının usta yazarlarından olan ve yaşadığı yıllarda Japonya'nın modernleşmesine karşı bir harekâtta yer alan sevgili Yukio Mişima öncelikle hayat hikayesi ardından da kitaplarındaki eşsiz anlatım dili ile büyülüyor okuru. Dul bir kadın ve çocuğunun hayatına giren bir denizci ile başlayan bu kitap, Uzakdoğu edebiyatı ile tanışmak isteyen okurlar için önerebileceğim bir eser.. Çocukların ve yetişkinlerin hayata karşı bambaşka bakış açıları olduğuna bir kere daha bu yapıt ile şahit olacaksınız. Ayrıca kitabın açık bırakılan sonu esere ayrı bir lezzet vermektedir. Sadece birkaç dakika önce bitirdiğim bu eseri anlatımdaki akıcılığı ve büyüleyiciliği ile kitaplığımın en güzel köşelerinden birine yerleştiriyorum. Kitabı satın aldıktan sonra ,nedendir bilinmez, okumaya cesaret edememiştim. Fakat edebiyata böylesi ihtiyaç duyduğum bu günlerde bu eser ile ödüllendirilmek bana güzel bir okurun şu sözünü hatırlattı "Kitaplar okunacakları zamanı kendileri seçiyorlar"... Sevgiyle kalın.. :)
Edebiyat
Denizi Yitiren DenizciYukio Mişima · Can Yayınları · 20173,213 okunma
Reklam
10/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2021 19:58
-Geceleri sokaklarda adeta terör estiren bir grup serseriden birinin öyküsünü anlatıyor Anthony Burgess bu kitabında. Fakat kitabın birçok yerinde kurguyu aralayınca zihninizin size sorduğu farklı sorular ile karşılaşıyorsunuz. İyinin ve kötünün tanımını tekrar düşünmek zorunda kalıyorsunuz. Ya da daha açıklayıcı bir ifade ile şu soru geliyor aklınıza: Kişinin yaptığı bir kötülüğün sorumlusu birey midir, toplum mu? -Kitabın akıcılığında herhangi bir problem yaşamadım. Aksine kitabın neredeyse yarısını bir solukta okudum. Olayların açık bir şekilde anlatılmasından dolayı bazı yerleri okurken zorlanabileceğiniz bir kitap fakat her şeye rağmen okunulmasını tavsiye ediyorum. İyi okumalar :)
1000Kitap
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
10/10
·64 syf.··
2020 43. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2020 20:21
Ahlak felsefesinin kurucusu kabul edilen Sokrates'in ölümünden önceki savunması ve konuşmasının derlendiği bu kitap onun öğrencisi Platon tarafından yazılmış. Ve orijinalliği korunarak bu güne getirilebilmiş. Zannettiğimin aksine Sokrates, savunmasını gayet akıcı ve sade bir dil ile yapmış. Hatta kendisinin de dediği gibi argoda, sarraf masalarında ya da başka herhangi bir yerde alışık olduğu şekilde sarf ettiği kelimeleri savunmasında da kullanmış.* Bu da kitabın zorlanmadan anlaşılmasını sağlamış. Tabi bu konuda çevirmenin emeğini de eş geçmemek gerekir. Kitabı okurken sık sık gözümün önünde bir Antik Yunan amfi tiyatrosunda yaşı ilerlemiş bir adam (Sokrates) ve karşısında çok sayıda yargıç olacak şeklinde bir tablo oluşuverdi. Tabi ilerleyen sayfalarda da önce Sokrates'in sonra da yargıçların yerine kendimi koyamadan edemedim. Örneğin oradaki yaşlı ve gençleri ahlaksızlığa özendirmek ile suçlanan Sokrates ben olsaydım kendimi o kadar iyi savunabilir miydim? Ya da yargıçlardan biri olsaydım Sokrates'in idamına karar verir miydim? Bugünün şartlarına göre cevap bulan bu sorular o zaman şartları içinde büyük bir belirsizlik alıyor kesinlikle. Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri de Sokrates'in kendisini idam etmemeleri ve cezalandırmamaları için asla kimseye yalvarmaması. Bu hareket şüphesiz büyük bir erdemlik göstergesi olarak kabul edilmelidir. Genel olarak kitaba baktığımda beklentilerimin çok daha fazlasını karşılayan bir kitap oldu. Herkesin de okumasını isterim. İyi okumalar. * sf: 10
1000Kitap
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Panama Yayıncılık · 202164,7bin okunma
Hiç olmaması gerek bir evlilikten hiç olmaması gereken bir aşka..
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 30. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2020 19:23
Halit Ziya'nın Mai ve Siyah'tan sonra okuduğum ikinci kitabıydı. Kitabın konusunu bilmeyen kimse yoktur zannediyorum. Bu yüzden bu incelemede kitabın içeriğinden çok, kurmacayı aralayıp verilmek istenen mesajdan bahsedeceğim. Birçoğunuza göre Aşkı Memnu bir aşk kitabı. Bihter ile Behlül'ün yasak aşkı. Lakin ben öyle düşünmüyorum. Bence bu kitap bir "bedel"in kitabı. Çünkü kitaba genel olarak baktığımızda sonunda bedelini ödememiş kimseyi göremiyorsunuz. Adnan Bey neredeyse kızı yaşında bir kadınla evlendi. Bu göreceli olarak (ya da o zamanki toplum bazında) yanlıştı. Bihter hiç olmayacak birine gönlünü kaptırdı. Behlül yengesiyle yasak aşk yaşadı. Hepsi yanlıştı. Ve sonunda herkes yaptığı yanlışın bedelini ödedi. Fakat en çok bedel ödeyen de hem hayatının son günlerini müthiş bir huzursuzluk ile geçiren hem de canına kıyan Bihter'di. Adnan Bey de nedendir bilinmez bu yasak aşkı öğrendiğinde önce Bihter'in yanına gidiyor hesap sormak için. Oysa bu hikayede tek suçlu Bihter değildi. Bihter sadece bir günah keçisiydi. Adnan Bey'in ve Behlül'ün günahlarını yüklendi ve bu günahları nihayet daha fazla taşıyamadı. Aslına bakarsanız Bihter belki de bu üç kişi arasındaki en masum kişiydi. Çünkü Adnan'ı sevememişti. Onunla otururken sohbet ederken saadette sınıra ulaşıyor fakat ne zaman onun karısı olduğunu hatırlasa bu durumdan hiç memnun kalmıyordu. Çünkü o Adnan Bey'i bir arkadaş, dost gibi görüyordu. Babasının öldüğü o günlerde Adnan Bey'in bir anda gelip ona talip olması ve onun bunu kabul etmesi tamamen babasının boşluğunu doldurmak isteğiydi hatta. Lakin o bunu anladığında artık bu olmaması gereken evliliğin çoktan birinci yılını doldurmuştu. O günlerde Bihter bu evliliğin altında eziliyordu. Gerçek aşkı tatmak istiyordu. Ama Behlül hiç aklına gelmemişti. Sonra çapkın
Edebiyat
Aşk-ı Memnu (Açıklamalı Orijinal Metin)Halid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 201622,8bin okunma
10/10
·399 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2020 01:49
- "Lütfen beni karanlığa gömmeyin, karanlığa göndermeyin, ben karanlıktan korkarım." Yıllarca bu sözleri Yeşil Yol (1999) filminde John Coffey karakterini canlandıran Michael Clarke Duncan' dan duydum. Şimdi ise filmin ilham kaynağı olan ve aynı ismi taşıyan kitabın sayfalarında okudum. Tabi önceliği filme verdiğim için kitabı okurken gözümde hep filmden sahneler canlandı. Ama yine çok keyifli bir okuma süreci geçirdim. Hatta kitabı okurken kitabın filme ne kadar da kusursuz bir şekilde uyarlandığını fark ediyor insan. Bu yüzden hem kitabın hem film içimde kocaman bir yer kapladı. -Öncelikle şunu söylemeliyim ki istediğiniz kadar filmi izleyin ama ,film o kadar başarılı olmasına rağmen yine de, kitabın yerini tutmuyor. Tıpkı diğer kitap uyarlaması olan filmler gibi. O yüzden şimdiden söylüyorum ki kitabı kesinlikle okumalısınız. -Irkçılık, sevginin gücü gibi konuları işleyen Stephen King'in okuduğum ilk kitabıydı ama zannediyorum ki son olmayacak. Hem olayı anlatışı hem de kullandığı dil sizi kitabın içine, olayların ortasına bırakıyor adeta. Bu sayede hiç sıkılmıyorsunuz okumaktan. Tekrar söylemek istiyorum ki istediğiniz kadar filmini izlemiş olun, kitabı okumadığınız sürece film yarım kalıyor. Bunu kitabı bitirince fark edeceksiniz. -Kitabı bitirdiğinizde kafanızı kaldırın ve onu arayın. John Coffey yakınınızda bir yerde sizi izliyor olabilir hatta belki de o sizsinizdir. İyi okumalar.
Edebiyat
Yeşil YolStephen King · Altın Kitaplar · 20219,3bin okunma
Reklam