Renkler dilim, duygu ve mantığın birleştiği yer. Her gün renk ve dokuları keşfetmeye çalışıyorum. Gelecekte, sanatın farklı köşelerinde adımı duyurmayı, sınırlarımı genişletmeyi hedefliyorum
"Bir çocuğun canını aldığın için burdasın. Bunu anlıyor musun?"
Yetişkinlerin acımasızlığıydı bu. Anlıyor musun?
"Anlıyorum" diye cevap verdim. Daha fazlasını da söyleyebilir, gün boyu kan çanağına dönmüş, uykulu gözlerle dolaşmama sebep olan rüyalardan, yutmaya çalıştığım sırada boğazımı yırtacak olan çığlıklardan bahsedebilirdim Uyumayan gözlerimin üstünde, gecenin içinde dolaşan, dönen yıldızları anlatabilirdim.
Aşağılanmayı, Akhilleus'un sözlerinde salanmış bir akrebin iğnesini çıkarmasını beklemekten vazgeçtim. Akhilleus gerçekten kastettiği şeyleri söylüyor, karşısındaki öyle yapmazsa şaşırıyordu. Bazıları bunu budalalıkla karıştırabilir. Oysa her zaman yürekten gelen şeyleri söylemek de bir tür deha değil midir?