Eskinin çürüyüp yok olduğu, yeninin ise bir türlü ortaya çıkamadığı bir değersizleşme, bir çürüme, bir nihilizm dönemini yaşıyoruz. [Antonio Gramsci]
sınavlar bitse de gramsci turgut uyar celine ve edip cansever okusak
Reklam
Hadiselerin Muhasebesi - 21
Yusuf Ziya Gümüşel üzerinden iktidara yakın İslamcı kesim yargı ve hukuk sistemini eleştiriyor. Çok garip; yani yıllardır her kesim, hatta kesimsiz sade vatandaş dahi hukuk sisteminin mağduru iken, yıllardır hukukun ırzına geçilirken sesleri çıkmıyor da bir hadise üzerinden "Vay efendim hukuk katlediliyormuş!" filan deniyor. ​Türkiye’de yargı mekanizması yıllardır silindir gibi toplumun üzerinden geçerken, çıtı çıkmayanların, sırf kendilerine yakın birinin uğradığı haksızlık karşısında adalet naraları atmaları mide bulandırıcı. ​Hele bir tanesi var ki sözde mütefekkir diye yutturdukları sahtekar çıkmış, "İdeolojik bir grubun baskısı ile Yusuf Ziya Gümüşel'in tutukluluğu hukuksuz devam ediyor," diyor. ​Ulan yavşak; senin ideolojinin, senin gücünün ve senin mahallenin baskısıyla alınan hukuksuz kararları, karartılan hayatları nereye koyacağız? ​İşin trajikomik tarafı şu: Eğer iddia ettiğin gibi bu ülkenin hukuku, muhalif bir grubun tesiri altında kalabilecek kadar satılık ve zayıfsa; o halde düşün ki muazzam bir devlet gücünü elinde tutan iktidara yakın ideolojiler, hukuka bugüne kadar neler yaptırmıştır? ​Zulüm gören senden diye ortalığı ayağa kaldırıp, başkasına reva görülen haksızlığa karşı kafanı çeviriyorsan, sırtını dönüyorsan, senden ala zalim mi var? ​Hoşunuza gitsin ya da gitmesin; hukuk, adalet dağıtmak, milletin hakkını ve hukukunu korumak için değil; egemen olanın haksızlığını meşrulaştırmak için icat edilmiştir. Bu hadisede hukuk çığlığı atanlar adalet arayışı içinde değiller, sadece kendi imtiyazlarını istiyorlar. Bu samimiyetsiz, ikiyüzlü tavır sadece iktidara yakın çevrelere ait bir hastalık değil. Cemiyetin ekseriyetine işlemiş genel kalitesizlik, her kesimi sarmış toplumsal bir çürüme. Seküleri, milliyetçisi, solcusu veya dindarı fark etmiyor;
Kendinizi eğitin çünkü tüm zekamıza ihtiyacımız olacak." Harekete geçin, çünkü tüm coşkumuza ihtiyacımız olacak. Organize olun, çünkü tüm gücümüze ihtiyacımız olacak." Antonio Gramsci
Kürt ve Türkiye sosyalist gençliği; Marx, Engels, Lenin, Rosa Luxembourg, Gramsci ve Fanon gibi daha nice Marksist okumaları dahil feminist teori de olmak üzere kendini geliştirip bunu pratik içinde yoğururken; bilinçsiz gençliğin 'özümüze ve geçmişe dönelim' kaygısıyla Nazizme varacak derecede gerici fikirlerle haşır neşir olması çok üzücü. Zafer Partisi gibi ne idüğü belirsiz oluşumlar her şeyi çorba ederek Mustafa Kemal ve Hüseyin Nihal Atsız'ı yan yana getiriyor... oysa Atsız en büyük karşıtlarından Mustafa Kemal'in. Burjuva devrimcisi kemalist ideolojiden bile gerideler şu haliyle milliyetçiler. İdeolojik okumaları doğru yapamayınca ölü bir düşünce yapısı ortaya çıkıyor haliyle. Reaksiyoner olmaktan, sosyal medyada ses çıkarmaktan öteye gidemeyen topluluk bile olamamış atomize bireyler.
Yaşasın 1 Mayıs
Proletaryanın elinden sınıf bilincini alırsanız elinizde ne kalır? İpte dans eden kuklalar!" Antonio Gramsci
Reklam
Reklam