(Gramsci) Der ki, her insan ihtiyaç duyduğunda iki yumurta kırabilir ya da kendi söküğünü dikebilir ama herkes aşçı yahut terzi olamaz. Yani potansiyel olarak var olan şeyi geliştirmek gerektiğinde, kişideki geliştirme iştahının varlığına veya yokluğuna işaret ediyor.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Alıntı
Esas meseleye gelelim, Tanpınar'ın Batı'dan aldığı referanslar kimdir? Ya da daha tutucu Yahya Kemal'in? Baudelaire, Mallarmé, Proust, Bergson, Nietzsche, Freud. Kim bunlar? Bunlar Batı'nın enfant terrible'leri. Bakın burada inanılmaz bir paradoks var. Türkiye'nin "muhafazakârları" Batı'yı en avangard noktasından tutuyorlar. Türkiye modernleşmesinin "ilericileri" ise Batı'nın muhafazakârlarını tutuyorlar. Sadece jakobenler Batılı değildir, jirondenler de Batılıdır. Hem Bolşevikler hem Menşevikler Batılıdır. Mussolini de Batılıdır, Gramsci de. Bergson da Batılıdır. Durkheim da. Marx da. Tarde da.
Sayfa 57 - 7.baskı,2021·Kitabı okudu
Reklam
Boykot bir mevzi savaşıdır; grevler bir hareket savaşıdır.
Sağlıklı insan tanrıya ve düşüncesinin özgürlüğüne inanır.
ESKİDEN, BİR SABAH...
Gerçek her zaman devrimcidir. Gramsci
Everest Yayınları·Kitabı okudu
Estetiğin siyaseti, bu nedenle, en iyi anlatımlarından birini Yeni Bilim kitabında ortak duyu kavramını, "bütün bir sınıf, halk, bütün bir ulus veya tüm insan ırkı tarafından paylaşılan, üzerinde düşünülmeksizin verilen hüküm" biçiminde tanımlayan Giambattista Vico'da bulmuştur. Vico, insandan uzaklaşarak yolunu yitirmiş felsefeye ortak duyuyu inceleme görevi verir. (…) Vico'nun modern bir izleyicisi sayılması gereken Antonio Gramsci, Hapishane Defterleri'nde burjuva hegemonyasına karşı bir hegemonya üretiminin ortak duyudan geçmesi gerektiğini yazar. (…) Vico'dan Gramsci'ye birbirinden ayrı örneklerin uzlaştığı konu, aşırı soyutlaşan yasa, felsefe ve siyasetin somutla yüzleştirilmesidir.
Sayfa 20·Kitabı okudu
Reklam
Reklam