Belki de eskiye dönmek, yalnızca yürekte olur. Kuş geçmişini ararken, aslında kendini bulur. Ve anlar ki, her çırpınış, eskiye dönmenin değil, yeniden doğmanın bir şeklidir.
Hikayesini canlı tutabildiğimiz o en ufak duygu tanesi bile yazdırır önemli olan bizim ona baktığımızda görünüşü, içimize çektiğimiz de kokusu, üzerindeki o hafif dikensi ve bir o kadarda narin hissiyatı onu bağdaştırdığın şeyle değerli kılar bence
Mesela bence bir insan özellikle anlatıcak olursam benim hayatımdaki biri bir tane çiçek olmaz benim için onun her davranışı her hareketi bambaşka bir notayı çağrıştıracak bende
Gözlerine baktığım da bambaşka bir kokunun esintisi gülümsemesini gördüğüm de bambaşka bir çiçek yumuşaklığı...
İnsan sesli şekilde anlatamadığı şeyleri içine doğru bir yamaçtan aşağı bırakır gibi içindeki bir çukara bırakır, söylenmek istenen şeyler kifayetini yitirdiğinde bile bazen insan çabalayabilir ama eminim ki her insan pişman olabilir. Psikolojik olarak herkes kendini kandırır
Düşlerde ve gerçek yaşantımızda olmak istediğimiz şeyleri o kadar zıtlaştırıyoruz ki eminim bunun yapılanması kişilerin kendisi tarafından olmakta. İlerisini bilmene rağmen engellerin bir işe yaramıyorsa sonunu hayal edemeyeceğin kadar sert yaşarsın
Umut yüreğinde doğsa da sözlerinde ölebilir, satırların kadavra gibiyse de özlerine dönebilir. İnsan hayattaki bazı şeyleri içindeki durumla eşleyebiliyor ve bundan ötürü tüm hislerin açıklamasını kişiselleştirebiliyor. Sükuneti ararken bile sana haykırarak sövdürebilirler.