Sorun da burada. Bana acı veren nokta bu. Teslim olmak mı kaçmak mı, adil ve dürüst bir savaş mı yoksa aksine yalandan uzlaşma, aldatma ve yatıştırma mı, olmak ya da olmamak mı? Hangisi daha iyi bilemiyorum. Bilmemek bana acı veriyor.
Gecenin köründe hâlâ ayaktayım; hem seçilmiş hem kara vicdanlı olduğumdan emin, odamda dönüp duruyordum. Bu çifte ayrıcalık, geceyi uykusuz geçiren biri için doğal, ama gündüz mantığına tutsak olan biri için, çileden çıkaran ya da anlaşılmaz bir şey.