Konu azaltarak giden ezbere dayalı bir sistem uyguluyoruz. Bu Amerikan modelidir. Ülkemizdeki bu ezbere dayalı eğitim modelinin kullanılmasının en önemli sebeplerinden birincisi, iyi eğitimcinin olmaması, ikincisini de eğitim modeli geliştirebilecek görgü ve bilgide hükümetlerin gelmemesi olarak değerlendiriyorum. Maalesef bizde olduğu gibi dünyada da son derece kötü yetişmiş insanlar başbakan ve cumhurbaşkanı oluyor. Kendilerinin altındaki bakanlıkları da onlar seçiyor. Dolayısıyla biz hep kötünün kötüsünü görüyoruz.
“Resim ve heykel yapmayan toplum bilim yapamaz,” demişti. “Çünkü resim ve heykel yapabilmek için dış dünyayı görmek ve gözlem yapmak gerekir. Buna göre resim ve heykel üretebilirsin. Gözlem yaptığın zaman dış dünyayla ilişki kuruyorsun,” diye devam etmişti.
Genel olarak oy veren insanların belli bir görgü ve bilgisinin olması gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde nasıl seçim yapabilecek? Oyunu hangi kritere dayanarak verecek? İşte sonunda "Sen dinsizsin, ben dindarım. Onun için oyumu dindar kişiye veriyorum!" demeye geliyor iş. Oysa "Senin dinin nedir?" diye sorsak onu bile anlatamayacak durumda birçoğu.
Ayrıca günümüzdeki eğitim fakülteleri çok kötü eğitimci yetiştiriyor. Bu yüzden işe eğitimciden başlamalıyız, eğitimcilerin Fen Bilimleri Enstitüsü’nde yetişmeleri gerekiyor. Bunları yeniden kurabilmek için de metazori lazım. Bu, demokrasi ile olacak iş değildir, zorlanmalıdır çünkü başka türlü yapamazsın.