mono

10/10
·248 syf.··
2025 15. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2025 20:29
buraya çok sık inceleme ekleyen biri değilim ama bu kitabın ve filminin yeri ayrı olduğu için bir şeyler yazmak istedim. öncelikle konusunu özet geçeyim: stella ve will, kistik fibrozis hastası iki genç. kistik fibrozis ölümcül bir akciğer hastalığı ve hastaların mikrop kapma riski çok yüksek. bu sebeple aynı hastalığa sahip olanların arasında minimum dört adımlık bir mesafe olması gerekiyor. stella kurallara sıkı sıkıya bağlı ve tedavisine düzenli devam eden bir kız. will ise tam tersi, kuralları umursamayan biraz asi bir tip ama özellikle annesiyle olan iletişiminden aslında ne kadar kırılgan ve korkuları olan biri olduğu anlaşılıyor. tabii bu görünürdeki aykırı hali de stella sayesinde değişiyor. tanışıyorlar, zamanla bağları güçleniyor ve birbirlerine aşık oluyorlar. hastalıkları yüzünden birbirlerine dokunmaları çok sakıncalı olacağı için ilişkilerini mesafe sınırını ihlal etmeden sürdürmeye çalışıyorlar. genele bakacak olursak kitap bize, aşkın yalnızca yan yana olmak değil bazen uzaktan bakabilmek; çoğu insanın yapamayacağı fedakarlığı yapıp karşındakinin iyiliği için gidebilmek olduğunu gösteriyor. ve tabii elimizdekilerin değerini anlamamızı sağlıyor. şu an rahatça bir nefes alıyorsak, bu bile birçok şeyden önemli ve kıymetli. okurken çoğu kısmı “acaba aralarındaki o üç adım olmasaydı daha farklı olur muydu?” diye düşünerek baştan sona değiştirdim. ayrıca bu minimum dört adımlık mesafe sınırının bir yerden sonra üçe düşmesi de şöyle ki: stella, hastalığın onun yaşamından çaldığı şeyler karşılığında o da ondan bir adım çalıyor ve will ile biraz daha yaklaşıyorlar. aralarındaki mesafe ise bir bilardo istekası kadar kalıyor artık. bittiğinde çok çok üzüldüm. sonu biraz ucu açıktı. sonrasında ne olacağı bize bırakılmış gibiydi ama hep en kötü senaryoyu düşünüp
2025 Okuma Raporları
Üç Adım Uzakta (Ciltli)Rachael Lippincott · Epsilon Yayınevi · 20191,262 okunma
Reklam
5/10
·208 syf.··
2024 15. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2024 12:55
nereden başlasam bilemedim. kitabı artık görmekten bıktığım için alıp bir kere de kendim okumak istedim. benim için zaman kaybı değildi ama bitirince kendi kendime okumasam da olurmuş dediğim doğrudur. aşk, kayıplar, travmalar, kadınlık ve birkaç konuyu daha içinde barındıran bir şiir denemesi. 4 bölümden oluşuyor ve bu 4 bölümde de farklı şeyler anlatılmak istenmiş. bence anlatılmak istenen şeyler güzel şekilde aktarılmış da. şiirler çok kısa ve çok basit bir dille yazılmış ancak asıl tebrik edilmesi gereken nokta da burada bence. bu kısa ve basit cümleler, insanları düşündürebiliyor ve hissettirilmek istenen duyguları da karşıya güzel bir şekilde geçirebiliyor. bazı sayfalara eklenmiş çizimler vardı onlar da hoşuma gitti. sevmediğim kısımlara gelecek olursam, verilmek istenen mesajlar verilmiş ama bunlar anlatılırken araya gereksiz bir cinsellik katılmış. gözüme bazı yerlerde çok abartı geldi. (AYRICA AZ ÖNCE YAZIMINI ÖVDÜM AMA BAZI ŞİİRLERİ GERÇEKTEN ERGENLİĞİNİN ZİRVESİNDE YAZMIŞ SANKİ) ilk sayfalardaki olumsuzluklar insanı biraz boğsa da, günümüzde maalesef çok karşılaştığımız konulara değinildiği için sıkılmaktan ziyade biraz üzüldüm denilebilir. genele baktığımızda, kadınlara kendileri gibi olmayı, kendilerini kötü etkileyen ilişkilerden uzaklaşmayı, kendilerini sevmelerini, doğal ve kadınsal durumlarının onları küçük düşürüp acizleştiren birer yük olmadığını aksine doğalarının bir gereği olduğunu anlatan, bunlarla birlikte birçok konuyu daha ele alan bir kitap. ufak tefek(???) kusurları olsa da boş bir vakitte bir çırpıda okunup bitirilebilir. şimdiden iyi okumalar. ♡
2024 Okuma Raporları
Süt ve BalRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20179,7bin okunma
10/10
·144 syf.··
2024 4. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2024 18:45
genelde intiharla ilgili şeylerden bahsedildiğinde insanların hemen gerildiğini, kötü hissettiğini ve konuyu değiştirdiğini biliyoruz. şimdi intihar etmek istediğinizi söylediğiniz zaman sizi destekleyen hatta size çeşitli ölüm seçenekleri sunan birileri olduğunu düşünün. burası, insanların yaşama heveslerini tamamen kaybettikleri bir zamanda ölmeleri için onlara her türlü yardımın yapıldığı, herkesin bir kere gelip ikinci sefer gelemediği bir yer: intihar dükkânı. dükkânın sahipleri olan Tuvache ailesi, tam da yaptıkları işe uygun olacak şekilde, daima karamsar, huzursuz ve depresif bir ruh hali içindeler. yalnızca en küçük çocuk olan Alan hariç. ailenin diğer üyelerinin aksine, Alan, ailesine ve müşterilere karşı her zaman sevecen ve ilgili davranıyor. onlara yaşama sevinci aşılamaya çalışıyor. çevresindeki bu negatifliğe karşı olumlu duygularını ve pozitifliğini asla kaybetmiyor. bu hali bir süre sonra bulunduğu ortamı da etkiliyor ve yıllardır insanları öldürmeye odaklanmış bu dükkân, amacının tam tersinde işlemeye başlıyor. kitabın sonunu okuduktan sonra birkaç dakika duvarla bakışma seansı yaşadım... çünkü çok ani şeyler oldu ve ben çoğuna yetişemeden bir anda kendimi kitabın sonunda buldum. ikinci kere okuduktan sonra ise bir kere daha insanların dışarıya yansıttıkları taraflarından tamamen farklı olduklarını anladım. şimdiye kadar yaşayan bir ölüden farksız olan bir insan, içinde hâlâ biraz umut barındırıyor olabilir. tam tersi sürekli her şeye iyi tarafından bakan birisi ise içten içe kendini bitiriyor olabilir. böyle ciddi ve acı verici bir durumu konu alan bu kitap, sarsıcı olmaktan çok trajikomikti bence. son ana kadar merakla kendini okutuyor ve fazla uzun olmadığı için kısa sürede bitirebiliyorsunuz. şimdiden keyifli okumalar. ♡
2024 Okuma Raporları
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma
10/10
·200 syf.··
2024 3. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2024 22:38
spoiler vermemeye çalıştım ama her ihtimale karşı SPOİLER UYARISI!! normalde aldığım kitapların her detayını incelerim, kapağı en son ilgilendiğim şey olur ama bu kitabı alırken ilk defa sadece kapağına baktım ve hoşuma gittiği için almak istedim. ufaktan sinir krizleri geçirtmiş olsa da ne okuyacağımı bilmeden ve sıfır beklentiyle başladığım bu kitap beni aldığıma pişman etmedi. kısaca konusunu özetlemek gerekirse, 17 yaşındaki Sōın'ın cinayetini çözümlemeye çalışıyorlar. Sōın, kafasına bir tuğlayla vurulması sonucu ölüyor ve tüm oklar tek bir kişiyi gösterdiği için herkesin aklına katil olarak bir isim geliyor: Sōın'ın en yakın arkadaşı Cuyōn. Cuyōn, aile problemleri olan bir kız. onlardan göremediği şeyleri Sōın'da aramış ve bu yüzden aralarındaki arkadaşlık ilişkisi çok rahatsız edici boyutlara ulaşmış bence. örneğin Cuyōn, Sōın'ın tüm ilgisini ve vaktini istediği için ortak çevrelerine bir sürü yalan söylüyor, onu zor durumda bırakacak birçok şey yapıyor. sadece kendisine bağımlı yaşasın istiyor. sonradan pişman olsa bile artık iş işten geçmiş oluyor haliyle. (bu olayları anlattığı sayfaları okurken Cuyōn'u dövme isteğimin geldiği doğrudur.) genel olarak Cuyōn'un sorgulandığı sahneleri ve çevrelerindeki insanlarla yapılan röportajları okuyoruz. arkadaşlarıyla, Sōın'ın erkek arkadaşıyla, okul müdürüyle, öğretmenleriyle, market görevlisiyle ve yanlış hatırlamıyorsam birkaç kişiyle daha yapılan bu röportajlardan, insanların bu ikilinin arkadaşlığı ve cinayet hakkındaki görüşlerini öğreniyoruz. Cuyōn'un ise o gün hakkında ne düşündüğünü tam anlamıyla okuyamıyoruz çünkü yaşadığı şoktan dolayı cinayetin olduğu gün olan şeylerin birçoğunu hatırlamıyor. ben tek oturuşta bitirdim, akıcıydı ve hiç ağır bir dili yoktu. hatta çok basitti bile diyebilirim ama fazla göze
2024 Okuma Raporları
Arkadaşı SuçlamakLee Kkoch-Nim · Athica Yayınları · 2023928 okunma