Şuanda sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim. Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek. Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.
“Selim gibilerine işte böyle yaparlar,” dedi. “Birdenbire yüklenmezler üstüne. Önce bırakırlar istediği gibi düşünsün her şeyi. Dünyayı dilediği gibi anlamasına, yaşamasına, hissetmesine izin verirler. Hatta alkışlarlar, överler onu. Büsbütün çileden çıksın da geri dönemesin diye. Sonrasını biliyorsun işte.”
Turgut'u Süleyman'ı unutmuşsunuz; bilseniz ne merakla bekliyorlar sizi. Bütün karakollara haber vermişler, her yeri aramışlar... Neden haber vermediniz çıkarken? Dikkat et Selim... canın acıyacak dur... söz veriyorum... her şeyi yeniden konuşacağız. Selimciğim Işık... Hepsi hak verecek sana.. durmadan başlarını sallayarak, haklısınız, haklısınız diyecekler... Sen gitmek istesen de bırakmayacaklar seni... Ne olur biraz daha kalın, daha yeni başlamıştık konuşmaya.. Söyleyecek o kadar söz vardı ki.. Canım Selim