"Söylesene," dedi, "sence sefil haldeki biri mi, yoksa mutlu biri mi daha iyi adaklar adar?"
"Mutlu biri elbette."
"Yanlış" dedi. "Mutlu biri kendi hayatıyla meşguldür. Kimseye minnet borcu olmadığını düşünür. Ama onu soğuktan titret, karısını öldür, çocuğunu sakat bırak, o zaman dualarını duyarsın. Sana kara beyazı süt danası alabilmek için ailesini bir ay aç bırakır. Parası yeterse yüz tane alır."
Babamın salonlarındaki nektar ve şarapla asla olamadığım kadar sarhoştum. O kadar ağır davranmama şaşmamalı, diye düşündüm. Bunca zamandır yünü olmayan bir dokumacı, denizi olmayan bir gemiymişim. Oysa şimdi yelken açtığım yere bak.