Kadınlara haddini bildirmek ozanların en sevdiği vakit geçirme biçimi gibi geliyordu bana. Yerlerde sürünüp ağlamazsak gerçek bir hikaye olmazmış gibi.
Her zaman bir lider oluyordu. En iriyarıları değildi, kaptan olmasına da gerek yoktu ama merhametsizliklerinin talimatını almak için baktıkları oydu. Soğuk gözleri, kıvrılıp çörek olmuş bir gerginliği vardı. Ozanlar yılan derdi belki ama artık yılanları iyi tanıyordum. Namuslu engereği her zaman yeğlerim, beni ancak onu rahatsız edersem sokar, daha önce değil.
"Onlara söylerdim," demişti bana. "Tekrar tekrar söylerdim. Duvarların içeriden çürümüşse, bunun tek bir çaresi vardır."
Boğazımdaki mor bere kenarlarından yeşile dönüyordu. Bastırdım, kıymık kıymık sancıyı hissettim. Yık, diye düşündüm. Hepsini yık ve yeniden inşa et.