İnsanı başkalarından daha fazla kendi yüzleşmeleri dehşete düşürür. Bu öyle bir dehşettir ki, en büyük düşmanınız bile üzerinizde bu kadar derin dehşet izleri bırakmayı başaramaz. Çünkü ortada ne suçlayacak bir başkası, ne de kaçacak bir gölge vardır. Gölgeyi yaratan tek şey insanın kendi bedeni ve bedenin içinde taşıdıklarıdır.
Kalbim tüm vücudum içinde, hassaten jeolojik bir öneme sahiptir. Şimdi şu çorak halini görünce insanın inanası gelmiyor tabii ama sizi temin ediyorum, buralar eskiden hep dutluktu.
Sanki doğduğum gün bebek ziyaretine gelen bir akrabamız omzuma bir "olsun" nazarlığı iliştirdi öyle. Sanki bir yaşıma girdiğimde, bileğime mavi boncuklu bir "olsun" bilekliği takıldı. Sanki okurken yüzüme "olsun" üflediler, saçlarımı okşarken "olsun" diye sevdiler.