Bir yalan dile getirilmezse yalan sayılmazdı. Asla sorulmayan sorular cevap gerektirmezdi. Her ikisi de yalnızca gerçekle inkâr arasındaki o sınırsız, sonsuz boşlukta oyalanmakla yetineceklerdi.
Ama yeni bir dil öğrenmenin güzelliği de bu. Muazzam bir işe kalkışmışsın gibi hissettirmeli. Gözünü korkutmalı. Bu sayede bildiğin dillerin karmaşıklığını takdir edersin.
Ne tuhaftı şu küçük insanlar! Kendileri de çoğu sefer küçük, küçücük oldukları halde, gene de kendileri gibi küçük, küçücük insanları burunluyorlardı.