Gular

Gular
@gularrza
-Peki evlilik, üstadım? -Birlikde doğdunuz ve sonsuza kadar birlikde olacaksınız. Ölümün beyaz kanatları hayatınızı dağıttığında birlikte olacaksınız. Evet, Tanrının sessiz hafızasında bile birlikte olacaksınız. Ancak bırakın da birlikteliğinizde mesafeler olsun. Bırakın, dans etsin gökteki rüzgarlar aranızda. Birbirinizi sevin, ancak sevgiyle zencirlemeyin kendinizi. Bırakın, ruhlarınızın kıyıları arasında hareket eden bir deniz olsun aşk. Doldurun birbirinizin tasını, ama içmeyin sakın ha aynı tastan. Ekmeğinizi verin birbirinize, ama yemeyin aynı ekmekden. Dans edip şarkı söyleyin birlikde ve eğlenin, ama yalnız olun ikiniz de. Tıpkı bir udun, aynı melodiyle titrese bile ayrı duran telleri gibi. Kalbinizi verin ancak teslim etmeyin birbirinizin eline. Zira yalnızca hayatın avucuna sığar yürekleriniz. Bir arada durun, ancak çok yakım olmayın birbirinize. Zira tapınağın sütünları ayrı durur ve meşe ağacıyla servi büyüyemez birbirinin gölgesinde.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yalnız içindeki pişmanlık eksilmesin; o zaman Tanrı her şeyi bağışlar, içten pişmanlık duyan için Tanrının bağışlamayacağı hiç bir günah yoktur, olamaz.
Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa, yazık. Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.
Aşkın olduğu yerde, er ya da geç ayrılık vardır.
Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, “ne yapalım kaderimiz böyle” deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin.