Fasılasız tırmanmak gereken vakit gelmişti;
Zira güneş Boğa'ya bırakmıştı öğlen dairesini,
Ve Akrep de almıştı gecedeki yerini.
Bu sebeple zaruretin teşvikiyle bir kimse,
Ne görürse görsün ilgilenmez de,
Nasıl duraksamadan yoluna devam ederse,
Biz de öyle girdik geçide,
Ve tırmandık basamakları biri arkada biri önde,
O kadar dardı ki yan yana yürüyemezdik kesinlikle.
Hani yavru leylek kanatlarını açar ya,
Uçma arzusuyla, ama cüret edemeyip yuvadan ayrılmaya,
Toplayıp indirir sonra tekrar aşağıya,
Böyleydim ben de, soru sorma arzusu içimde,
Alevlenip sönüyordu