alıntı * Suç ve Ceza
Yalan her zaman bağışlanabilir; tatlı bir şeydir çünkü yalan, insanı önünde sonunda gerçeğe götürür. Burada insanın ağrına giden şey, onların yalan söylemeleri değil, söyledikleri yalana kendilerinin de inanmaları... syf 165
Kitaplığımda uzun süredir okunmayı bekleyen bir kitaptı Suç ve Ceza. Belki günü saati gelmediğinden -çünkü bazı kitaplar gerçekten de öyledir - belki de uzun bir romana ayıracak vaktim olmadığından...
Son günlerde okuyup bitirdiğim Suç ve Ceza'nın hala etkisi altındayım.
Suç ve Ceza; derin pisikolojik ve insan analizleriyle dramatik bir kitap. Yazar Dostoyevski kürek mahkumu olarak gittiği Sibirya' dan dönüşünde ele alır bu eseri.
Tabi bu arada bazı yakın dostlarının ölümleri ve ağabeyinin ölümü de bu dönemlere rastlar. Ağabeyinin ailesine maddi yönden yardım etmek ve biraz olsun sıkıntılardan kurtulmak için bir yayım evine gider ve çalışmak istediği -Ayyaşlar adlı yazacağı romanından bahseder - yayım evinden belli bir miktar avans alır. Yazarın bu gibi zor durumlarında yazdığı iki eseri vardır: Bunlardan biri Kumabaz kitabı diğeri ise Suç ve Ceza kitabıdır. Kitap öncelikle tefrika olarak, birinci ağızdan olay örgüsü anlatılarak yayımlanır. Sonrasında bu tefrikalar bir roman halini alır. Üçüncü ağızdan olay örgüsü anlatılarak Suç ve Ceza romanı 1866 yılında yayımlanır.
Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Fyodor Mihayloviç Dostoyevski çok önemli toplumsal sorunların yaşandığı Nihilizmin patlak verdiği bir dönem de yazar eserini. Kitabın baş karakteri Raskolnikov akıllı, aydın, dürüst bir gençtir ve okulu yarıda bırakmış eski bir öğrenci dir. Aynı zamanda kendisi bir Nihilisttir .Raskolnikov kendince düşünüp geliştirdiği bir teorisi vardır -sıradan insanlar ve olağanüstü insanlar olarak ikiye ayrılan -ve