21. yüzyılın ilk on yıllarına bakınca insanlar çok şaşıracaklar. Nasıl oluyordu da insanlar astronomik devlet borçlanmalarının ve çılgın mali krizlerin ortasında bu kadar fazla kişisel mutluluklarıyla meşguldüler?
Gerçek sonluluk ile mümkün sonsuzluk arasındaki hayatın bereketi, bugünde hissedilen yoksulluk duygusunu aşan bir teselli sağlar; somut gerçekliğin sınırları içinde hayatın zenginliği ve varoluşun ifası imkanı saklıdır o tesellide.