Kurdelenin rengi solmamış, sadece ölülerin eşyalarının eskidiği tuhaf tarzda eskimişti. Anlarsın ya, ölülerin şapkalarının ya da mendillerinin süratle, neredeyse sahipleri öldüğü anda eskimeleri gibi. Hani böyle kopmuş bir yaprağın yeşilinin hemen canlılığını kaybetmesi gibi onların da rengi değişir...
Belli ki her insanın içinde, ona ait eşyaların da içinden geçen elektrik akımı gibi bir şey var.
Bir keresinde şöyle demişti: "İnsan ağlıyorsa artık dürüst değil demektir. Meseleyi geride bırakmıştır. Ben gözyaşlarına inanmam. Acının ne gözyaşları ne de kelimeleri vardır."