Bir hastalığın girdabına düşmüş ve kurtulmak için ameliyatlar, hastane köşelerinde verilen umut mücadelesii...
Kahramanımız henüz 15 yaşında ve 7 yaşından bu yana bunun mücadelesini hem ruhen hem de bedenen vermekle kalmayıp bu mücadeleye bizleri de eşlik ediyor. Bizler de o 9. Hariciye Koğuşunda bir köşede oturup kahramanın o yalnızlığına, ızdırap içinde kıvranışına, telaşına, eksiklik hissine ve dahi birçok duygularına ortak oluyoruz...
Bir diyabetli olarak oradaki ilk gecesinde yaşadıklarını bütün hücrelerime kadar hissettim. İlk tanı aldığım, ketondan komaya girdiğim geceye gittim.
Kitabı okurken şu cümlede takılıp kalmıştım: "Büyük bir hastalık geçirmeyenler her şeyi anladıklarını iddia edemezler." o kadar doğru ki insanlar sadece konuşur ama o konuştuklarıyla, davranışlarıyla karşısındakine nasıl bir etki bıraktıklarını asla anlayamazlar.
Sadece yalnızlığına arkadaş olabilirler ve bunu yapabilen bir insan o kişi için vazgeçilmez bir nitelik taşır, hayatında en değerlisi en kıymetlisi olur.
Hastane odasında tek başına ve en yakın arkadaşı duvarlar. Ve gözleri kapıda acaba biri gelir mi, gelse ne güzel olur hissiyatında.
İz bırakan bir eser oldu benim için sadece biraz daha uzun sürebilirdi. Çünkü kahramanın ilerdeki süreçteki durumu ve aşk hayatını da biraz görmek ve hissetmek isterdim.
Keyifli okumalar..