Bir acep onulmaz derdim var idi, Derde derman buldum Elhamdülillah. Vasil oldum Muhammed Mustafa`ya, Ağlar iken güldüm, Elhamdülillah. Açıldı sır babı seyhim yüzünden, Can safalar sürdü tatlı sözünden. Masiva tozunu gönül yüzünden, Tevhit ile sürdüm, Elhamdülillah. Bir şehre vardım ki adı denilmez, Bir bahre daldım ki haddi bulunmaz. Mürde dil olarak geri dönülmez, Ölmezden ön öldüm, Elhamdülillah. Hakk'ın dergahına tutmuşum elim, Gördüğüm halleri serh eyler dilim. Yokluk ummanına uğradı yolum, Fena fillah oldum, Elhamdülillah. Yunus Emrem kamil oldu imanın, Hazreti Hakk'a vasıl oldu canın. Lamekan şehridir senin mekanın, Beka billah oldum, Elhamdülillah. Yunus Emre
Geceye bir şiir
Okudum okudum anlamadım Kendi kendime konuştum bazen evimde Hem kızdım hem güldüm halime Sonra dedim ki "söz ver kendine" Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin. Friedrich Nietzsche
Şiir
Reklam
Bugün olduğun kişi, çocukken hayalini kurduğun kişi mi ?
Manavgat'taki son günlerim... Evdeki yalnızlık o kadar derin ve sessiz ki evin içinde yürürken duvarlarla konuşmaya başladım bugün. İnsan bazen sessizliğin de bir ağırlığı olduğunu unutuyor. Oysa sessizlik de taşınırmış meğer; omuzlarda, göz kapaklarında, gecenin tam ortasında insanı uykusundan uyandıran düşüncelerde... Bu evin içinde günlerdir yalnızım ama ilk kez bu kadar yalnız hissettim kendimi.Bu akşam güneş yavaş yavaş odanın içinden çekilirken gölgem duvara vurdu. Her zamanki gibi peşimdeydi. Ama ilk kez bana ait değilmiş gibi duruyordu. Sanki yıllardır sustuğu her şeyi söylemek için bekliyormuş gibi... "Aşkın..." dedi. Sesinde garip bir yorgunluk vardı. "Ne oldu?" "Seni bir yere götüreceğim." "Nereye?" "Kendine." Bu cevabı duyunca istemsizce güldüm. Çünkü insan kendinden kaçmak için ömrünü harcıyor da sonunda yine kendine varıyor. Ama bu kez güldüğüm şeyin içinde huzur yoktu. Daha çok, yıllardır aynı yerde dönüp durduğunu fark eden bir yolcunun yorgunluğu vardı. Gölgem konuşmadı.Sadece elini uzattı. Sonra birden ev kayboldu. Ve kendimi bir çocuğun karşısında buldum. Yaz güneşi vuruyordu yüzüne. Dizlerinde toz vardı. Ellerinde küçücük yaralar... Koşuyordu. Yorulana kadar koşuyor, düşünce ağlıyor, ağlaması bitince yeniden ayağa kalkıyordu. Hayat ona henüz yenilgiyi öğretmemişti. Kalbinin üzerine henüz hiçbir ağırlık bırakılmamıştı. İnsanların söyledikleri sözlerin bazen yıllarca insanın içinde yaşayabileceğini bilmiyordu. Bir gün sevmenin acıtacağını da bilmiyordu. Bir gün kendisini anlatmak için onlarca cümle kurup yine de anlaşılamayacağını da... Sadece gülüyordu.Öyle içten gülüyordu ki gözlerim doldu. Gölgem yanıma geldi. "Bak ona." Bakıyorum zaten.
Dikkat Refakat Anısı İçerir. Okuyun Derim :D
Dün bir tanıdığıma refakat etmek için hastaneye gittim. Ciddi anlamda çok ağır bir operasyon geçirmişti. Servise 10 gün sonra yoğun bakımdan çıktığı ilk gün olduğu için çıtırdan contayı yakmıştı. Refakatçi olarak adamın karısı ve ben vardım. O mistik konuşmaları aklımda kaldıkça derledim. Ben baya güldüm refakat ederken, umarım sizde okurken gülersiniz :D E: Hasta olan Erkek K: Hastanın Karısı kişilerimiz bunlar :D 1) E) Yoğun bakım önünde ki köpekler neydi öyle? K) Gördün mü? E) Yok görmedim, sesinden biliyorum. :D 2) Ben adamın kızına WhatsApp dan fotoğraf video çekerken, çektiğimi fark etti ve şunu dedi: Donlu fotomu nerde paylaşcan? :D (OnlyFans açacam amca sana diyemedim, desem de anlamaz gerçi :D) 3) E) balgam çıkardı yuttu K) biz onu çıkar diye başında bekledik deli misin sen? E) Tamam vereyim sana bir tane balgam :D 4) Gece saat 3-4 suları karısına sesleniyor E) Pet şişe ver bana onu yicem :D K) Mehmet sen kafayı mı yedin pet şişeyi niye yiyon :D 5) Gecenin bir saatinde aniden kalkıp, yatağın ucunda ki ipi tutup kendini kaldırmaya çalıştı. K) Yattığı koltuktan kalkıp adamın elinde ki ipi aldı attı dedi ki Velet çocuk gibi oldun aynı ayyhhh ayyhhh :D Bi daha ameliyat mı olmak istiyorsun, olmak istiyorsan söyle ona göre davranayım :D 6) Saat 4:29 hastamız gözlerini belerterek bi çay demle dedi K) sabah olsun öyle kadın hiç gözlerini belertme gorkmuyom :D 7) K) Gözünü yum da uyu galbin dinlensin (sanki uyuyunca kalp çalışmıyor) :D 8) K:Söz dinleme gör sen
1000Kitap
İlkkan’dan yardım iste. ‘o benden de kötü’ cümlesinde güldüm.
Kanser'den kaybettiğim annemin ölmeden önceki gülüşüne;
Ölmeden önce gülüyordu oysa; Ne bilirdim ansızın öleceğini… Öyle ölümsüz, öyle habersizdi ki gülümsemesi. Böyle gülerken öleceğini düşünmezdim... Bir yaprak gibi solup düşerken, Son nefesini avuçlarını öptüğüm yerde vermişti oysa. Bir öpücüğün bu kadar öldüreceğini bilmezdim. Bildim ve bende bildiğim gün öldüm... Öyle bir gülümsemeydi ki ölmeden önce. Eridim bittim gülüşünde... O günden sonra bende onun gibi gülmek istedim. Güldüm, gülerken öldüm...! Böyleydi işte acımadan dinlediğiniz acı dolu hikayem. SARYA
Alıntı
Reklam
Reklam