"Şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum" dedi. " Bu eksik sana değil, bana ait... Bende inanmak noksanmış...
Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar...
Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum görmeden meydana çıkıyordu...
Biz ancak o zaman ruhumuzla yaşamaya başlıyorduk.
Kendilerini daima bir avcı, bizi zavallı birer av olarak düşünmekten asla vazgeçmiyorlar. Bİzim vazifemiz sadece tabi olmak,itaat etmek, istenilen şeyleri vermek...
Biz isteyemeyiz, kendiliğimizden bir şey veremeyiz...
Ben bu ahmakça ve küstahça erkek gururundan tiksiniyorum.