Peygamber efendimiz (sav) bir gün mescide doğru ilerlerken, okunan ezan ile dalga geçen çocuklar görür. Yol kenarındaki Çocuklara selam vererek yanlarına doğru gider. cocuklar, Peygamberi gördüklerinde kendilerine ceza vereceği, kızacağını düşüncesiyle korkmuslardir. Lakin olumsuzdan olumlu yesermeyecegini bilen Kutlu Nebi, çocukları 'sevgi' ile terbiye etmeyi tercih eder.
Ezanla dalga geçen çocuğa tebessümle bakarak; ' ne kadar da güzel sesin var.' der.
Çocuk bir Peygamberin karşısında kendini muhatap olarak görünce şaşırmıştır. Hem de Böylesi bir zatın övgüsüne Mazhar olmaktadır.
Şaşkınlığını henüz üzerinden atamamış gencin saçlarını okşayan peygamber (sav) mütebessim bir çehreyle çocuğa sorar:
' mescitte de bu güzel sesinle ezan okur musun?' Çocuk şaşkındır. Dalga geçti diye azarlanmamakla kalmayıp, ona büyük bir mükafat olan müezzinlik makamı teklif edilmektedir. heyecan ve mahcubiyetle kendine elini uzatan peygamberin elini tutar ve mescide Doğru yol alır. Bu sevgi dolu yaklaşımla öyle bir terbiye olmuştur ki, bir daha ezanla dalga geçmek bir yana, ömrünü ezana, kur'an'a adayan bir yetişkine dönüşür.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Muhabbet, üzerine büyük küplerin konduğu kütük manasına gelen "hubb" kelimesinden türemiştir. Buna göre mana; seven sevdiğinin her şeyine katlanır. Ondan izzet ister, zillet görsede bütün hallerine sabreder, yüküne tahammül eder.
- Seni seviyorum inan bana !
+ Beni sevdiğine dair kanıt göster ?
- Kanıt inancı öldürür. Eğer kanıt gösterirsem seni sevdiğimi bilirsin. Ben “ seni sevdiğimi bilmeni ” değil, seni sevdiğime “ inanmanı ” istiyorum.
+ Neden ?
- Çünkü bilmek beyinle, inanmak kalple yapılan bir iştir.
Ve ben, kalbini beynine tercih ederim.