Spoilerle karışık incelemeee!!!!
Puan vermedi·136 syf.··
2026 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 18:13
Öncellikle merhabalar. Gabriel Garcia Marquez den okuduğum ilk kitap sanırım. Genel olarak kendine has üslubu ve yalın anlatımı güzeldi sadece bazen uzatmalara oynaması okuyucuyu yorup odağı değiştirebilir. Kitaba gelelim; farklı isimlerde ve farklı konu ve temalarda bir kitap. Spoiler ve minik özet (: Bir salı günü öğle uykusu Anne ve çocuğunun mezarını ziyarete gelmesi ve rahiple geçen meşhur diyalog meğerse oğlu geçen gün öldürülen bir hırsızmış. O günlerden birinde Dişçi ve belediye başkanı arasında geçen minik bir diş çekme mevzusu olsa da aslında dişçinin hükümete açık veyahutta gizli bir baş kaldırısı olarakta görülebilir. Bu kasabada hırsız yoktur Evli çift Ana ve Dámaso. Cidden çok avel biri Dámaso sinir oldum. Çalınan üç bilardo topu ve yersiz yere suçlanan zenci, ve tabii ki kocası yüzünden kendini heder eden, çalışan ve hamile olan Ana çok üzüldüm ona. Tam bir serseri,alkolik ve gerçekten aciz biri Dámaso. Olayların akması felan baya iyiydi ve en sonunda topları yerine koyarken yakalanması. İnce noktalar vardı. Kitabın ismini hakkıyla verecek bir hikaye olabilirdi bu. Baltazar'ın yaşadığı mucizevi öğle sonrası Yaptığı kafes ve sonrasında başına gelenler. Hikayenin sonu bence çok korkunçtu beklediğim gibi değildi. İnsanların birden nasıl ve ne kadar kötü bir şekilde değişebileceğini gösteriyor bizlere. Montiel'in dul karısı Haksız kazançlarla kısa zamanda zengin olan ve 6 yıl süren bu zenginlik sonrası ölüm ve ortada kalan dul karısı. Çocukları yurtdışında olan ve tek başına kalan dul bir kadın. Eşinin ceremesini çeken kendisi oluyor maalesef ki. Cumartesiden sonra bir gün Ölen kuşlar, şeytan gördüğünü iddia eden bir rahip.. Tuhaf bir hikayeydi çok anladığım söylenilemez. Yapma Güller Mina ve büyükannesi arasında geçen
Hanım Ana'nın Cenaze TöreniGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 2021886 okunma
8/10
·293 syf.··
2026 63. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 22:14
“Sana Gül Bahçesi Vadetmedim” – Acının İçinden Umuda Açılan Bir Kapı Bazı kitaplar okunmaz; yaşanır. Bazıları ise yalnızca bir karakterin hikâyesini anlatmaz, insan zihninin en karanlık odalarına elinden tutarak götürür. Sana Gül Bahçesi Vadetmedim tam da böyle bir eser. Kitabın merkezinde Deborah var. Gerçek dünyanın acılarına dayanamayınca kendi zihninde kusursuz bir evren kuran genç bir kız… İlk bakışta onun hikâyesini okuduğunuzu sanıyorsunuz. Sayfalar ilerledikçe fark ediyorsunuz ki Deborah, aslında hepimizin korkularını, kırgınlıklarını ve kaçış arzularını temsil ediyor. Kimi insanlar bunu hayallerle yapar, kimi sessizlikle, kimi de Deborah gibi bambaşka bir dünyanın kapısını aralayarak. Romanın en güçlü yanı, ruhsal hastalıkları dramatize etmek yerine insanileştirmesi. Psikiyatrik tedavi sürecini mucizevi bir iyileşme hikâyesi olarak sunmuyor. Tam tersine, iyileşmenin ne kadar sancılı, yavaş ve emek isteyen bir yolculuk olduğunu gösteriyor. İnsan bazen gerçeklerle yüzleşebilmek için en büyük savaşını kendi zihninde verir. Kitabın adı da başlı başına bir yaşam dersi taşıyor. “Sana gül bahçesi vadetmedim” cümlesi, hayatın kusursuz olmayacağını kabul etmeyi öğretiyor. Mutluluk; acının hiç olmadığı bir yerde değil, acıya rağmen yürüyebilmeyi öğrendiğimiz yerde filizleniyor. Hayat bize sürekli güller sunmayabilir ama dikenlerin arasında yaşamayı öğrenmek de büyümenin bir parçasıdır. Yazarın dili sade olmasına rağmen psikolojik derinliği oldukça güçlü. Özellikle Deborah’ın iç dünyasını okurken gerçekle hayal arasındaki sınırın nasıl silikleştiğini hissediyorsunuz. Bu da kitabı yalnızca bir roman olmaktan çıkarıp insan psikolojisine dair etkileyici bir gözleme dönüştürüyor. Bu eser bana şunu düşündürdü: İnsan bazen dışarıdan tamamen iyi görünürken içinde
Sana Gül Bahçesi VadetmedimJoanne Greenberg · Metis Yayınları · 202119,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2026 111. kitabı
Sonunda o meşhur seriye bende başladım. Ve neden bu kadar meşhur olduğunu öğrendim. Mükemmel bir giriş kitabıydı. Feyre iki ablası ve babasıyla yoksul ve zor bir hayat yaşamaktadır. Bir gün avlanmaya çıktığında bir kurt öldürür. Ve işler burdan sonra sarpa sarmaya başlar. Kurt aslında bir peridir ve karşılığında o perinin yerine peri diyarına gidio yaşamalıdır. Bahar Sarayı hiç tahmin ettiği gibi değildir. Her şey mükemmel her şey güzel ve kusursuzdur. Ama Feyre perilere asla güvenmemekte kendinden emindir. Ama Tamlin yavaş yavaş onun ön yargılarını kıracaktır. Yüce Peri Lordu hem Feyre’nin kalbini kazanıp hem de kötü kalpli Amaratha’nın yarattığı sorunlarla uğraşmaktadır. Devamı Spoiler içerir. Ateş şenliğinde Feyre hiç tanımadığı biri tarafından kurtarılır. Gece Lordu Rhysand Feyre’nin hayatına hiç tahmin etmediği bir şekilde tekrar girecektir. Talmin ve Feyre birbirine aşık olmuştur. Ama Tamlin Feyre’yi korumak için onu geri kendi diyarına yollar. Ama Feyre onun her şeyden üstüne tutan Tamlin’in yanına geri döner. Amartha’nın esaretinde onun şartlarında ve sınavlarında savaşır aşkı için her şeyi yapar. Bu yolda ölür bile ya Ama artık kendisi yüce bir peri. Of yazarın böyle yapmasına bayıldım doğuştan falan olsa biraz basit kalırdı. Ama Rhysand en son ne görüp kaçtı merak ediyorum. Nesta taş kalpli ablası aslında onu seviyor . O kadar güzel bir kitaptı ki 1 günde bitti. Serinin devamını hemen okuyacağım.
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma
Canan Tan - Yüreğim Seni Çok Sevdi
Puan vermedi·444 syf.··
2026 21. kitabı
Piraye'de olduğu gibi yine eğitimli, aşka mesafeli ve uçarı bir kız; zengin ve bunu göğüslemeye çalışan bir erkek, yazlık ve çalıştığı için buraya gelemeyen baba, erkeğin ailesinin kızı istememesi, sevgilisi olan en yakın arkadaş (tam Türk dizisi) senaryosudur. O eserde de karakter davranışlarında bir şımarık çocuk tutarsızlığı, sinamekilik tadında olaylar cereyan ederken bunda da benzerleri yaşanır. Canan Tan'ın çok derinlikli bir yazar olmadığını düşündüm. Bence Elif Şafak çok çok daha derin bir isim. Aslı Bursa'da yapılacak akademik bir etkinlik için rektörden davet alır. Hem tez yazmaktadır ve az bir zamanı kalmıştır hem de maziden kalan bir yara olan ve konuşma yapacağı yere Bursa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılacak olan Murat Alkanlı'yı davetliler listesi içinde görmüştür. Yine de ismi görünce daveti kabul eder. Aslı özgürlüğüne düşkün ve uçarı bir kızdır. Murat onun üniversite aşkıdır. Kızlar ona hayrandır ancak onun ilgisi Aslı'nın üzerindedir. Aslı da ondan hoşlanmaktadır ancak onun aşık olmak konusunda bir yetersizliği vardır. Aslı'nın babası İTÜ inşaat fakültesi mezunu bir mühendistir. Aydın ve solcu, bababacan bir adamdır. Aslı da İTÜ İşletme Fakültesi'ni kazanır. En yakın arkadaşı Ferda da aynı fakülteyi kazanmıştır ve birlikte okurlar. Ferda'nın dersaneden Bursalı Emre isminde bir erkek arkadaşı vardır. Çocuk sürekli Murat isimli çok yakın bir arkadaşından bahseder. Alkanlı Holding'in veliahtı, hazırlık okumamak için İngiltere'ye dil okuluna gitmiş, sırf dershane okumak için İstanbul'a gelip arkadaşını da yanında götürmüş bir gençtir. Sosyalist temayülle büyütülen Aslı daha hiç tanımadan çocuk hakkında adeta bir sınıf kini duyar. Sonunda Murat'la tanışırlar ve Aslı'nın çocuğu oldukça beğenir. Murat'ın arabası olmasına rağmen okula
Yüreğim Seni Çok SevdiCanan Tan · Doğan Kitap · 201638,7bin okunma
9/10
·384 syf.··
2026 17. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:43
Herkese merhaba Serinin üçüncü kitabıyla geldim. Anné'i büyürken okumak, sanki yıllardır tanıdığım bir arkadaşın hayatına uzaktan eşlik etmek gibi geliyor. Onun hayal gücü hiç eksilmese de yaşadıkları zamanla olgunlaşıyor; sevinçleri kadar kayıpları da derinleşiyor. Belki de bu yüzden Anné'i sadece çocuk edebiyatının bir karakteri olarak görmek haksızlık olur. Her kitabında bana umut etmeyi, değişmeyi ve hayatın sıradan anlarında güzellik bulmayı yeniden hatırlatıyor ve bu bana çok iyi geliyor. Serinin bu kitabında Anné artık Green Gables'tan ayrılıyor. Üniversite hayatına, yeni arkadaşlıklarına uyum sağlamaya çalışıyor. Sınavlarla, gezilerle, edindiği dostluklarla hayatı daha da renkleniyor. Aşk hayatı da tabii. Kendi yakın arkadaşı Diana'nın düğünü, etrafındaki herkesin yavaş yavaş evlenmesi onu etkilese de çizgisinden ve kendi isteklerinden vazgeçmemesi bana daha da yakın hissettiriyor. Ve elbette Gilbert Blythe Duygularını asla çözümleyemeyen Anné'nin son dakikalarda kendine gelişlerini okurken hayatın gerçekçiliği daha da anlamlı hale gelmeye başladı. Neyse ki sonunda doğru kararı verdi karakterimiz. Kitapta yetim kızımız anne ve babasının evine giderek yarım kalmadığını da derinden hissediyor. Bu kitap bana bir kez daha gösterdi ki mutluluk sadece büyük olaylarda değil; dostluklarda, paylaşılan bir sofrada, güzel bir manzarada ya da sevdiğin insanlarla geçirilen sıradan bir günde de saklı. Anné'in dünyasında umut, iyilik ve hayal kurmak hiçbir zaman değerini kaybetmiyor. Belki de bu yüzden seriyi okumaya ara versem de tekrar döndüğümde umutla devam ediyorum. "Gülümsediğimiz sürece hayatın yaşamaya değer olduğuna inanmaya çalışıyorum sanırım." "Bence çoğumuz aslında istemediğimiz şeyler için dua ederiz çünkü yüreğimize dikkatle bakacak kadar dürüst
Yeşilin Kızı Anne 3L. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 20205,5bin okunma
4/10
·540 syf.··
2026 38. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:02
Dikenler ve Güller Sarayı'nı büyük beklentilerle okumaya başladım ancak kitap bende beklediğim etkiyi bırakmadı ebedi değeri yok. Hikâye ilerledikçe kendimi bir fantastik romandan çok uzun bir masal okuyormuş gibi hissettim. Kurgunun temelinde ilgi çekici fikirler var mı tam bir muallak karakterler bana yeterince güçlü ve derin gelmedi. Bu yüzden onların yaşadıklarıyla duygusal bir bağ kurmakta zorlandım. Söylenilen kadar iyi mi tartışılır bence değil Dikenler ve Güller Sarayı Sarah J. Maas
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma