Gülşen

Gülşen

, bir kitabı okumaya başladı
M. Kemal Sayar
8.5/10 · 363 okunma
Reklam
“Vedalar üzerine söylenmiş sözleri ezberlemekten hep korkardı. Zihninde bu cümlelere yer açmayı ertelerdi. Hep en derine gömerdi. Karanlığa hapsederdi. Yollarda uzun uzun dinlenen o veda şarkılarını da geçerdi. Şimdi bir ayrılığın eşiğinde; korkuyu ve kaygıyı sırtına vurmuş, hazırlık yapıyor. İnsan nereden başlar ki vedalaşmaya? Çocukluğundan mı… yoksa sevdikleriyle sonsuza dek kalacağına inanan o küçük kalbinden mi?”
Eskiden yazmak bir sığınaktı; zamanı durdurur, düşüncelere yaslanır, kalbin en saf yerini yoklardık. Şimdilerde ise ne yazacak vaktimiz kalıyor, ne de hisseden o duru yüreğimiz… Düşüncelerimiz, kaygının gölgesinde ağırlaşıyor. Yazmak hâlâ orada, bizi bekliyor belki, ama biz artık ona varamayacak kadar telaşın içine sıkışıyoruz.
Bazen insan, yolun bütün kıvrımlarını dolaşıp yine kendi başlangıç çizgisine varır. Ne tam anlamıyla karanlığa gömülür, ne de ışığın en yüksek yerine erişir. Sadece durup, “Neydim, neye dönüştüm?” demek bile derin bir soluk olur insana. Çünkü hayat; acısıyla da tatlısıyla da tadılmış, iz bırakmış ve bırakmaya da devam edecektir. İşte bu yüzden bir başlangıç noktasına ihtiyaç duyar insan. Yüklerini sessizce bir kenara bırakıp dinlenmek, kendini yeniden görmek için… Hayallerin hayatla yüzleştiği o kırılgan anı izlemek, ruhun nasıl değiştiğini anlamak için insan bazen geri dönmelidir. Başladığı yere… Orada, hem eski benliğinin gölgesi hem de yeni benliğinin ışığı aynı anda görünür çünkü.
Ve o kimse değiştirmek için yola çıktığı gerçekliğe çoktan yenilmiştir. Ve onun bildiği yanıldığıdır, ömrü yaşamı kadardır.
Reklam