Bir kırılma noktasıdır bu; çırpındıkça battığın, emeklerinin avuçlarından çöp gibi döküldüğü o uğursuz an... Gönlün zedelenir, bakışların buğulanır. Herkes gibi olmanın o hafifliği dururken, sen sırtına kendi benliğinin o muazzam ağırlığını yüklemeyi seçersin. En kolayı reddeder, en zor patikada yürümekte diretirsin.
Gözlerinden süzülen o yaşlar, bir yenilginin değil, kabullenişin sessiz çığlığıdır. Dünya sağırdır, dünya sabittir ve bazen hiçbir şey değişmez. Değişim için ateşe atılan kişi, o ateşte eriyip bambaşka bir siluete bürünür ancak: Duygularıyla, düşünceleriyle ve o kaçınılmaz davranışlarıyla..."