Savrulup atılan, toprağın üzerinde kıvrılıp bükülen ve üzerine acıyarak basılan bir mum ışığı gibi seğirerek sönmek değil, büyük alevler çıkaran bir keyif yangınında sanki rastlantıymış gibi son bulmak istiyordu. Uçuruma dans ederek düşmek istiyordu.
Başını gökyüzüne kaldırdı ve dünyadaki insanlar için kendi yasalarının dışında bir yasanın olmadığını, birbirlerine bağlılık dışında gerçek bir bağlılık olmadığını bütün yüreğiyle anladı.