Gülnar

Gülnar
@gulnar_hoffman
İçlerinde bir şey vardır gençlerin, vahşi ve kural tanımayan, uygarlığa ters düşen bir şey, ilkin bunun sökülüp atılması gerekir; tehlikeli bir alev vardır, ilkin bunun bastırılması, ayaklar altında çiğnenerek södürülmesi gerekir. Doğanın yarattığı haliyle insan sağı solu belli olmayan, içyüzü kavranamayan netameli bir varlıktır. Bilinmedik dağlardan bayırlardan kopup gelen bir seldir adeta, balta girmemiş bir ormandır, ne bir yol geçer içinden, ne bir düzene sahiptir. Nasıl balta girmemiş bir ormanın ağaçtan yana biraz hafifletilmesi, bir temizlik işleminden geçirilerek belli sınırlar içinde tutulması gerekiyorsa, okulunda doğal insanı ilkin parçalayıp dağıtması, dize getirmesi ve zor kullanarak onu belli sınırlar içine hapsetmesi gerekir.
Reklam
Belki, diye geçirdi içinden, tüm sanatın, tüm us'un kökeni ölümden duyulan korkudur. Bizler ölümden korkarız, gelip geçiciliğimiz tüylerimizi diken diken eder, boyuna çiçeklerin sararıp solduğunu, yaprakların döküldüğünü görüp hüzünlenir, bizim de ölümlü olduğumuz ve çok geçmeden sararıp solacağımz bilincini yüreğimizde yaşarız. Sanatçıyız da resimler heykeller mi yaratıyoruz, ya da düşünür kişileriz de belli yasaları araştırıyor, düşünceleri belli kalıplara mı dökmek istiyoruz, bunu o büyük ölüm dansından bir şeyler kurtarabilmek, bizden daha uzun süre ayakta kalacak bir şeyler ortaya koyabilmek için yaparız.
İnsan tarafından tapılan tüm iyi tanrıların kesinlikle en kıskanç, en kibirli, en vahşi, en adaletsiz, en kana susamış, en despotik ve insanın saygınlık ve özgürlüğüne en düşman olanı,Yehova, kim bilir hangi kaprisini tatmin etmek için -kuşkusuz ebedi bencil yalnızlığı içinde ağır bir yük haline dönüşmüş olan can sıkıntısını gidermek ya da yeni bazı kölelere sahip olabilmek güdüsüyle-Adem ve Havva'yı yaratır. Ve, tüm meyveleri ve hayvanlarıyla bütün dünyayı cömertçe onların emrine verir. Bu tam yararlanma durumunun tek bir istisnası vardır: Bilgi ağacının meyvelerine dokunmak açık bi biçimde yasaklanmıştır. Böylece, kendini anlama yeteneğinden tümüyle mahrum kalacak insanın, ebediyen bir hayvan olarak kalması, ebedi Tanrısı, yaratıcısı ve efendisi önünde hep dört ayak üzerinde sürümnesi istenmiştir.
Milyonlarca insanın bir hiçlik gibi, inisiyatif gücü ya da yeteneğinden yoksun canlı cesetler gibi, başkalarına servet yığarken , bunun faturasını solgun , donuk ve perişan hale gelmekle ödeyen etten kemikten makineler olmalarını talep eden şey, özel mülkiyyettir.

Gülnar

, bir kitap okudu
10/10
·152 syf.·
Beğendi
·
2020 22. kitabı
Mihail Bakunin
8.8/10 · 573 okunma
Reklam