Gülsema Erata

"Aşk, yandığından yakınmamaktır. Yakınan yakamaz. Madem yakamıyorsun, ne diye sevgiliye talipsin? Söyle, aşk seni ne yapsın?"
Sayfa 19
Reklam
Ey seyyahım! Ey mecalim? Durma menzile yürü. Kimin kime vardığı değil, kimin kimde yandığı önemli.
Sayfa 14
Ve aşk vazgeçiştir aslında sendeki senlikten
"Sende bulduklarım değil ; sensiz kaybettiklerimdir" feryadıyla inlemektir aşk. Kimsenin görmediği bir semada kimsenin dokunmadığı bir yıldızı bağrına basmaktır aşk. Bulut bulut savrulmaktır yağmur mevsimlerine. Titretmektir cihanı tek bir dokunuş ile. Ve sonra başladığın yerde bulduklarındır aşk. Senden sana kalanları toplarken sensizlikle yaşamaktır aşk. Sükûnetin en keskin feryadıdır aşk. Özlemektir, beklemektir, gelmektir aşk. Ne adres aramak ne adres sormak, sadece adres olmaktır aşk. Yolların en tenha yalnızlığında kalabalık bir maveraya tutunmaktır aşk.
Sayfa 8
Çok büyük bir şeyin arkasından düşülen tehlikeli sessizlikteyim ben şimdi..
Bir hayat kendisinin neresinde durur? Sorulması abes bir soru bu hâlâ. Bir ateş topu gelip de çarpınca, tek bir soru kalıyor geriye: Bir hayat bir hayatın neresinde durur?
Sayfa 245
İncinmemi gerektirecek ne varsa giden yanıma yükleyip götürmüştüm. Denize düşenin yılana değil, kendisini kurtarmak için uzanan ele sarılmaktan başka yol bulamadığı bir gerçekler manzumesinde lûgatini yalnızca benim tanzim ettiğim yabanıl bir dildi benim konuştuğum..
Sayfa 213