Yorumuma başlamadan önce söylemek istediğim birkaç şey var. Kurtlarla Koşan Kadınlar, mitolojik ve psikanalitik ögelerin baskın bir şekilde yer aldığı okuması ve anlaması zaman zaman zor olabilecek nitelikte bir eser. Bu yüzden okuma serüveninize başlamadan önce mutlaka kitap ile ilgili incelemelere göz atmanız ve Jungcu psikanaliz kuramını araştırmanız size okurken kolaylık sağlayacaktır zira kitap bu bakış açısıyla kaleme alınmış.
Kitapta 16 farklı öykü var. Bu öykülerde zaman zaman mitolojik ögelere de yer vererek içimizdeki Vahşi Kadını anlatıyor yazarımız, tabiki kurtlarla benzerlik kurarak. Bu benzerlik kitabın başında da detaylıca açıklanmış ayrıca. Bana çok şey kattığını söyleyebilirim kitabın. Alın ve okuyun hatta okutturun. Biz kadınlar her şeyin üstesinden gelebilecek potansiyelde ve değerli varlıklarız. Hepimiz potansiyelimizin farkına varalım. Varalım ki daha mutlu kadınlar olarak daha yaşanabilir kılalım dünyayı.
Ayrıca sadece kadınlar değil erkeklerin de mutlaka okuması gereken bir eser olduğu kanısındayım. Son olarak kitaptan çok sevdiğim bir alıntıyı da ekleyip size keyifli bir okuma serüveni diliyorum.
“Bir bahçenin başına ne gelirse, ruhun ve psişenin başına da gelebilir. Çok sulanabilir; susuz kalabilir; böceklenebilir; sıcak ya da sel basabilir; fırtına vurabilir; mucizeler görebilir; kuruyabilir; canlanabilir; nimetler verebilir; iyileştirebilir; çiçeklenebilir; cömertlik ve güzellik sunabilir.” (Sayfa: 118)