İlk defa belki.. Bu kadar güzel bir kitap okumaktan bu kadar rahatsız oldum.
Tüm bunların her kelimesinin gerçeği yansıttığını düşündükçe kanım çekiliyor.
Daha ergenliğe yeni girmiş bir genç kızın bunları yaşamış olması çok acı.
20 yaşında bu kadar acıyla idam edilmesi çok acı...
Asla ses çıkartmaması çünkü sesini kimseye duyuramayacağına inanması çok acı...
"... suçu benden başka kime yükleyecekler yetim olunca koruyanın kayıranın olmayınca elbet böyle..." diyor mesela kitapta. İsyan ede ede ağlamak istedim o an. Melek'in yanında olamadığımız için, onu duyamadığımız için...
Şeytan öldü diye melekler asılır mı darağacında ama asılmış işte Melek...
Melek'e bunları yaşatanların, ortak olanların değil de bunu kaleme alanların hukuki sürece tabii tutulması. Kitabın sonunda Pınar Kür'ün savunmasını okuyoruz ki o bile tek başına bir isyan !
Yazar "Bilinç akımı" tekniği ile yazmış kitabın 3'te 2'sini ki bu da yaklaşık 50 sayfalık bölümü tek cümlede okumamız anlamına geliyor. Öyle güzel kullanmış ki konuşma dilini Melek içimizde sanki...
Çok sevdim.
Çok üzüldüm.
Keşke farklı olabilseydi sonu...