Sevmek unuttuğumuz bir şarkıdır şimdi ve inanmak bir uzak hatıra oldu. Hepimiz asılmış birer insanız bu boşlukta. Bir an gelecek kendi ağırlığımız öldürecek bizi.
Göğsümü saran kabuk kırıldığından beri her şey bir anda benim olmuştu ve kendimden vazgeçmenin, kendimi adamanın verdiği haz içimden taşıyordu. Ama neşelenmek, neşelendirmek nasıl da kolaydı: Tek yapması gereken kendini açmasıydı insanın, yaşamın akışı bir insandan diğerine geçiveriyordu hemen, yükseklerden derinlere akıyor, derinlerden tekrar sonsuzluğa uzanıyordu.