Orhan Veli Kanık Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;
Bir iş var bu işin içinde.
Necip Fazıl Kısakürek
Oyuncak kırılır, haydi, ya insan,
Nasıl parçalanır, nasıl bölünür?
Söylerler, mezara kulak dayasan;
Bir daha ölmemek için ölünür.
Çekilmez akılda bu kadar sancı;
Akıl bir küçük diş, at, kurtulursun!
Ölmemenin olsa gerek ilacı;
Eski rafta ara, belki bulursun!
Bu soysuz pusudan kurtulmak için
Ölmeden ölümün yolunu seçin
Mazlumun boynunu sıkıyor urgan
Anadan, babadan ve yârdan geçinHaydi çek geceyi kapansın perde
Sökecek şafaklar, deva bu derde
Saadet asrından sevdanı bürün
Yalınız kalsanda bu son seferde. Mehmet Yaşar Genç
Eğri dallar gibi halsiz, yorgunsun,
Birikmiş sulardan daha durgunsun,
Görünmez bıçakla içten vurgunsun,
Seni öz yurdunda bir sürgün gördüm.
Geçti bir cenaze peşinde ömrüm;
Bilemem, vardığın neresi, bugün?