Burdan ayrıldıktan sonra herkese mavi tik mi dağıttın gülüm öyle birşey varsa bize neden verilmedi 😀😂
1000Kitap
Senden Alır
Gurûp kızıllığını senden alır Ayın şavkı senden Sevda mescidinde bir seda kalır Ezan senden kamet senden Hududunda mücahitler şehit kalır Burç senden sur senden Nazargâhında derin bir yara kalır Ok senden yay senden Bir nihan ki serde sual kalır Sır senden cevap senden Öyle ki sultanımsın Bir benki koy kapında bende kalır Emir senden ferman senden İntihandır Hacer çolde susuz kalır İmtihandır gülüm ben burda sensiz kalır Nasibimize büyük bir gayret kalır Sefa senden Merve senden.
Reklam
Andromedalı - Nora Gülüm Erdinç
Günümüzde bile gizemi çözülememiş Mısır ve Mısır Piramitleri'ni kim görmek istemez ki? Şahsen ben biraz zengin olunca gidip görmeyi çok istiyorum bu güzellikleri. Belki de bu yüzden bu konuda olan her kitabı okumaktan ayrı keyif alıyorum. Piramitler, astral seyahatlar, rüyalar, dünya dışı yaşamlar, UFO'lar. Birçok konunun bilim kurgu ve bize fantastik gelen öğelerle harmanlayarak oluşturulduğu kurgu, akıcı ve sade anlatımı ile elinizden bırakmadan okumak isteyeceklerinizden.
Damla PRENSESİM,BALIM, HAYATIM, BEBEĞİM, GÜLÜM, NEFESİM... GELMİŞŞŞ💓✨
1000Kitap
BEN GİDERİM Ne güzeldin. Orada, ilk oturduğumuz yerde, bana baktığın pek çok zaman beni yerdeki parkelere bakarken yakalıyordun ya zaman zaman. Ben o anların hiçbirinde parkelere bakmıyordum da, öyle zannet istiyordum. Yoksa karşımda sen otururken s*keyim parkesini! Parke değildi mevzu, mevzu sana mevzunun parke olduğunu zannettirmekti. Bunu gerektiriyordu çünkü takıntılı bir ruh hastası olmak! Biraz evvel ağlamış kadın yüzünde ittifak etmiştik Tarık abimle beraber. Bir yüz ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi çünkü. Ne zamana kadar? Yüz yüze gelene kadar. Sonrası komple mahçubiyet! Bozulur muyum ben sana? Hayatta bozulmam ben sana. Ama daha çok bakarım parkelere. Aslında bakmam da, bakıyormuş gibi yaparım, sen de bozulma.. Yoksa nasıl kurulur dengeler?.. Her şeyden hevesimi aldım dediğim zamanlarımda hiç bilmediğim heveslere meylettim hattı zatında. Ayıplama da beni, mümkünse anla, mümkün değilse salla! Soğudu gibi oldu havalar. Dikkat et kendine! Artistlik yapma, yürürken önünü kapa. Ve korkup gidersem bir gün. Sakın kızma. Kızma çünkü; Çok durmam ben, duramam bütün gece çorbacıları bilir o yüzden istasyon civarındadır hep kiraladığım bütün evler kalmak alışkanlık biraz marifet biraz biraz cesaret bense ne alışığım ne mahir ne cesur dönüp dolaşıp başladığım yere döneceğimi bilsem de kanadıkça giderim kanattıkça giderim devirdiğim otuz küsür yaş başka bir şey de değil de
Günaydın
DE GÜLÜM De gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim İstanbul darmadağın olacak, saçlarım darmadağın. Hepsi, darmadağın! Üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte, ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm hem de çelikten toprağını dele dele hayatın! De gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir sevgi, bitmiştir güven! Güven bana gülüm! Sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır hasretten-hakikatten değiştiren yüzüm! Göreceksin gülüm! Bekle! hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere hainlere, ezilmelere alışacak.. Göreceksin-sevinçten ağlayacaksın gülüm-ki işte o vakit bana-doğrudur! Şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak! Bak! Şiirler var, mektuplar var, çocuklar var, sokaklar var, kediler! İnan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize! Ölüm inananlar için sessizce kara kaplı kitaplardan çıkartılacak.. göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin! Artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak! Küçük İskender
Alıntı
Reklam
Reklam