Onu geri getirmeye çalışmaktan vazgeçmişti.
Zaten o sadece kendi canı istediğinde, rüyalarla, yalanlarla ve perişan edici bir önceden yaşanmışlık hissiyle geri geliyordu.
Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
Nasıl da almış aklımı,
Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdân,
Dost, düşman söz eder kendi kavlince,
Kınamak, yiğit başına.
Bu, ne ayıp, ne de yasak,
Öylece bir gerçek, kendi hâlinde,
Belki, yaşamama sebep...