alâ

alâ
@gunduzumseninle
Bu kaçıncı türkü sana yaktığım Çıktığım kaçıncı uzun yolculuk Bu böyle kaçıncı çılgınca yorum… Bir derviş gönlüyle kırk yıldan beri Başımı yastığa seninle koyuyorum Her sabah seninle koyuyorum Umurumda değil yasaklar; suçlamalar… Ben seni seviyorum
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla, Bâzan sessiz sedasız, ipekten kanatlarla, Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla, Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla, Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla, Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla, Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla, Sözde senden kaçıyorum doludizgin atlarla.. Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle, Öldür bendeki beni, sonra dirilt kendinle, Çarpsan karasevdayı en azından yüzbinle, Nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle. Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle, Ama her defasında geri döndüm seninle. Hangi düğüm çözülür nazla, sitemle, kinle? Ne olur bir gün beni, kapında olsun dinle. Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin? Bazan kızkardeşimsin, bazan öpöz annemsin, Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin, Eksilmeyen çilemsin, Orada ufuk çizgim, burda yanım yöremsin, Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin, Çaresizim, çaremsin. Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin?
Güzelim, güzel sıfatına en çok gidenim. Sana yazmak bir mum yakıp ona bakmak gibi. Kısık ateşinle dev bir ilimle yükseliyor aklımda yüzün. Yeşil ve keder yüklü bir gemi olup su alıyor, öpsem de huzura kapatsam dediğim helal gözlerin. Naciyem, aynı yastığa baş koymamıza günler kaldı sadece. Gözlerimi kapatınca, sadece o yeşil ve pervasızca yüreğimi kucaklayan gözlerini görüyorum, yaralarıma değiyor o gizli karasıyla, değiyor canımdan her bir parçaya. Kendimi böyle böyle iyi ediyorum. Tutup kendine çekiyor yorgun yalnızlığımı saçların. Yasemin kokusuyla sevaba sokuyor aklımı. Bir tebessümüne değip gönlümden 'ah' diye geçiyor hasret. Bağrına basıyor yorgun başımı içinde kendimi uyuttuğum helal yüreğin. Naciyem, aynı mumun ışığında geceye gülümseyecek yakında yüreklerimiz. Hiçbir yeri olmayacak evimizde zehre bulanmış dokunaklı kederin.
Ben bir deli rüzgar sen nazlı çiçek Her sabah busemle yoklarım seni Gerçek kadar rüya düş kadar gerçek Bir anın içinde koklarım seni Kalbime gel eşiğinde dur desem Kapıyı bul el sürmeden vur desem En sonunda gel içeri gir desem Gelme git, bir ömür beklerim seni Tam giderken vuslat bana ar desem Yar mı aşktır aşk mı daha yar desem Çözen gelmez aşka dair sır desem Çözüp gel sinemde saklarım seni Çek yeter kalbimden ellerini çek, Terk edip gitmezsem bu aşk bitecek Hani bir sır vardı ey nazlı çiçek Fırtınan olursam haklarım seni
Gözlerin dokunuyor kalbime ey cefakar Öyle uzun bir hicran sundunki hayatıma Zehrini yudumluyor ruhum melankolinin Lambalar sırılsıklam gönlümde sönmesin yar Ellerin ab-ı hayat, gülüşün yar, sesin yar Rüzgar mıdır, yağmur mu dumanlı bakışların İrkiliyor durmadan bedenim, hülya mıdır Neş'eme ızdırabın çektiği perdesin yar Umudumun maviye büründüğü yerde mi Mahulyam, ey şebnem edalım, nerdesin yar Unutma ceylanların çölleri sevdiğini Toprak neva sırrını ezberliyor göklerin Renkler uğursuzluğu fısıldayıp duruyor Ülfetim nevbaharı bekliyor, bilesin yar Zarif bir düğüm gibi duruşun yar, sesin yar Gülleri incinmesin masum dudaklarının Aldırma, leylakların solduğuna içimde Ruşenimsin ey canım, beyaz bir lalesin yar Işığısın şehrayin kalıntısı ömrümün Sensizim, avareyim; durmayıp gelesin yar Esrarengiz şarkılar dinliyorum geceden Neden ıslak bilmem ki, çehresi yıldızların Mestediyor ruhumu endamın, ey cefakar Eridim; ırmağa döküldüm; şulesin yar Neden resimler gibi hercaidir sesin, yar Ey deniz yürüyüşlüm, ey hüznümün kaynağı Küskün ırmaklar bile benden daha mutludur Şafakta billur olup, gönlüme giresin yar