Tuğberk Günel

Tuğberk Günel
@guneltugberk
Satır aralarını okumaya çalışıyorum.
Öğrenci
itü
3 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı

Tuğberk Günel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·157 syf.··
2022 4. kitabı
Jean Baudrillard
8.3/10 · 196 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·157 syf.··
2022 4. kitabı
Dikkat, ilerleyen satırlarda kitap hakkında ön bilgi veya alıntılar bulunabilir! İnsan türü, yer yüzünde hatırı sayılır izler bırakmaya başladığından beri biliyoruz ki belirli nesnelere, şeylere değer yüklemiş, anlamlandırmış ve kullanmıştır. Bu anlamlandırış 'sahip olmak' hegemonya isteğini oluşturdu. Ve bu oluşum, sadece değeri anlamlandıran muhtelif bireyin kendisine mahsus ve mutabık olmayacak kadar lanetliydi. Çünkü bireyler, bireylerden oluşan kitleler ve en nihayetinde kitlelerden oluşan toplumlar bu cezbedici olanaktan 'faydalanmak' istedi. Faydalanma eyleminin fonksiyone edilebilmesi için ise, post-modern çağda attığımız her adımda ensemize oturan 'takas' zihniyeti vuku buldu. İşte Jean Baudrillard, kitabında bu isteğin bizde oluşturduğu sahte, yeri doldurulamaz materyalist değişimleri ve bu maddesel değişimlerin algı dünyamızdaki yanılsamalı sirayetlerini ele alıyor. En basite indirgeyecek olursak, termodinamik yasaları gereğince bile bir 'takas' sırasında yüzde yüz bir verim, dönüşüm, kazanç sağlanamaz. Bu bir doğa yasasıdır. İnsan, yakın tarihte doğadan kopup, en derin içkinliğinde tekrardan egosantrik bir yapı kurduğu için temeli unutmuş olsa gerek. Nasıl doğal kaynakları bizim 'var olmamız' için birer 'köle' haline getirdiysek, insanda tersinir bir biçimde kendisini 'köleleştirdi' ki 'var olduğunu' sansın. Nasıl paradigma ama... Sonuçta doğada çıplak bedeni ve tuhaf zihinsel aktiviteleri ile hayatta kalmaya çalışan, en kudretli silahı kafasındaki enformasyon-sarkastik düşünce karışımlarının 'işleyişi' olan zavallı bir tür, Tanrı'nın da sembolik ölümü ve ardından da post-modernizemin gelişiyle toplumun büyük çoğunluğunu felç insanın 'anlamını' ve 'işleyişini' bildiği anlamsız 'anlam takas' ı anlayışı. Yazarında dediği gibi, tek bir dünya, var tek bir
Felsefe
İmkansız TakasJean Baudrillard · Ayrıntı Yayınları · 2012196 okunma

Tuğberk Günel

, şu anda okuyor
%22 (100/440 syf.)
Joseph Campbell
8.4/10 · 1.169 okunma
İlk Kurban
Puan vermedi·56 syf.··
2022 1. kitabı
İncelemenin başında belirtmek isterim ki, kitabın içeriği ile ilgili bilgiler bulunabilir; kitabı okumayıp okuyacaklar için duyurulur! Bu tragedyayı okumak çok önemli, çünkü içimizdeki İlk Kurban'ı tanıyabilmek adına çok önemli bir yapıt. Ayrıca herkesin bahsettiği "yazgı" bir kenara, odaklanmamız gereken farklı elzem noktalar barındırıyor. Hikayemizin ilk başında bebek Oidipus laneti yüzünden ayaklarından bağlanır ve Thebai ormanına atılmak üzere bir çobana verilir. Fakat daha en başında aslında yazgısından kaçamayacağı bellidir; onun gerçekleşmesi gereklidir. Bu, sembole (bebeğin ayağının bağlanması) indirgenme şeklinden anlaşılabilir. Ayrıca, Freud'un psikanalitik kuramına bakarsak, ayak cinsel organ anlamına gelmektedir ve tesadüfe bakın ki Oidipus 'şiş ayak' demektir. Şimdiii, 'şiş ayak' şiş fallus durumuna geçti. Yani ereksiyonda olan cinsel organ. Onu var eden dişi varlığa geri dönmelidir. Ama o, o kadar cisimleştirilmiş ki, kıpırdamaya mecali yok... Ama bir şekilde mobil oluyor kahramanımız. Nasıl mı? Ataerkil transformasyonun kapılarını zorlayarak yapıyor bunu. Olayın diğer absürtlüğü de burada aslında, kaçmaya çalıştığın yere geliyorsun; kaçamadığın gerçekliğin hayaleti ensende ve bir buz gibi ürperti getirici bir yanı seni takip ediyor ve bir saç telinden ayak parmak uçlarına kadar soğuk gerçekliğini hissettiriyor. Belki de bunun sebebi Oidipus'un oturup sakince muhakeme edip rasyonalist yaklaşmamasındandır (fakat nihayetinde o bir mitos kahramanı ve Campell'ın dediği gibi 'uyulması gereken' yazısız yürürlükler silsilesi bulunmak zorundadır) veya Freud'un dediği gibi bunlar hep cinsellik dürtüsü :) Neden İlk Kurban dediğime gelecek olursak, Her geçen gün, çevremizdekiler bize veya bizim bazı özelliklerimize anlamlar yüklerler, öğüt niteliğinde
Edebiyat
Kral OidipusSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201911,3bin okunma