Gürkan

Gürkan
@gurkandr
Imagine there’s no heaven...
Üniversite
Yalova
8 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Yolun büyüğü, küçüğü yoktur. Bizim yürüyüşümüz ve adımlarımız vardır.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Ölümün yakınlığı, acı ve kan kaybının sebep olduğu duygular onu öylesine değiştirmişti ki, her şey ona son derece değersiz ve önemsiz gibi gözüküyordu. Napolyon' un gözlerine bakarken, Prens Andrey, büyüklüğün hiçliğini, hayatın hiçliğini düşündü. Hayatın hiçliği ve önemi bilhassa ölümün hiçliği hiçbir canlı tarafından anlaşılmaz ve anlatılamazdı.
Efendim, akıl hastanesi başhekimi de geldi. Ne yapacaksın? diye soruyor. - Gitsinler, hepsi gitsinler. Delileri de şehre salıversin! Mademki orduyu deliler kumanda ediyor, akıl hastanesindeki delilerin de özgürlüklerine kavuşmaları yerinde olur.
İnsan, bir hayvanın can çekiştiğini görünce ürperti duyar. Kendisi kendi öz varlığı gözlerinin önünde ölüyormuş, var olmaktan çıkıyormuş gibi gelir. Ya bu can çekişen, hayvan değil de insansa hemde sevdiği, üzerine titrediği biriyse, o zaman yaşamının sona ermesinden dolayı duyulan ürpertiye üstelik, onun üstünde, ruhu yaralanır, parçalanır. Bu yara vücuttaki bir yara gibi kimi zaman öldürür, kimi zaman iyi olur, ama yinede acır, dokununca acıtacak şeylerden kaçınır.
Sonradan eski alışkanlığına uyarak, kendi kendine hemen: 'Peki bundan sonra ne olacak? Bundan sonra ne yapacağım?' diye soruyor, bundan sonra da gene kendi kendine karşılık veriyordu. 'Hiç bir şey yapmayacağım: Sadece yaşayacağım. Ah, ne hoş şey.