Bunların yanı sıra bilinçdışının sınırlarında başıboş dolanması, her türden telkine kolaylıkla boyun eğmesi, akla başvuramayan tüm varlıklara has o duygusal şiddete haiz oluşu, eleştirel akıldan nasibini almamış olması neticesinde kitle, uçlara taşınmış bir saflıkla hareket eder.Onun için ihtimal dışılık diye bir şey yoktur.
Kitleler son derece değişkendir; kana susamış mezalimden en uç cömertliğe yahut kahramanlığa geçmelerinin an meselesi olması bundandır.Kitle, infazcı rolünü kolaylıkla üstlenebilir; ama şehitliği kabul etmesi o kadar kolay değildir.
Kitle, tekil bireyden akılca geridir; ama taşıdığı hisler ve bu hislerin kışkırttığı edimler söz konusu olduğunda, mevcut koşullara göre daha iyi yahut daha kötü bir durumda da olabilir. Her şey kitlenin ne şekilde koşullandığına bağlıdır.
Farklı uzmanlık alanlarından gelen saygın kimselerden oluşan bir topluluk tarafından genel çıkarlar gözetilerek alınan kararlar ile bir embesiller meclisinin alacağı kararlar arasında belirgin bir fark bulunmaz. Kitle söz konusu olduğunda akıl değil budalalık birikimi yapılır.