Puan vermedi·16 syf.·
2026 87. kitabı
Anne güvercinin yaramaz yavru güvercinlerini uyutmak için anlattığı, büyükbabalarının aydedeye yolculuğu masalı... Büyükbabaları onlar gibi minik bir yavruyken aydede ona gülümsemiş ve o da aydedeye gitmek istemiş. Babası çok küçük olduğu için aya uçamayacağını söyleyip izin vermemiş ama bir bulut ve kıyrukluyıldız sayesinde büyükbaba güvercin aydedeye ulaşmış. Döndüğünde de kendini yatağında bulmuş. Masal bitmeden yavru güvercinler uyuyakalmış, anne güvercin de bu masalı düşünerek uykuya dalmış. Ben pek beğenmesem de çocuklar sevebilir gibi... Ama çizimleri yine hoşuma gitmedi. Kötü değil aslında ama çocuksuluğu mu az, bilemedim. Masala gelince... o da çok ahım şahım bir içeriğe sahip değil. Çocuklara bir şey katar mı, belki biraz hayal gücü... Uzaylı çizimi bazı çocuklar için ürkütücü gelebilir ama. Ürkütücü değilse de sevimsizdi bence. Bu serinin resimlerini sevemedim. Diğer hikâyelere göre içeriği de boş geldi. Yaramaz yavru güvercinler gibi uyumak bilmeyen çocukların ilgisini çeker mi, emin değilim. Çok daha güzel kitaplar var, bence onlara öncelik verilmeli. :)
Aydede Kime Gülümsüyor?E. Murat Yığcı · Caretta Çocuk Yayınları · 20013 okunma
10/10
·496 syf.·
2026 25. kitabı
Herkese merhaba Tozlu Pembe'nin ikinci kitabıyla karşınızdayım. Bu kitapta artık Ayperi Ömer'e olan kalın duvarını aşkını arkadaşlıkları okuyoruz. Kitaba bayıldım. İlk kitapta güzeldi bu kitapta artık aşk ön plana çıkıyor. Üç kız arkadaşın aşk hayatını da okuduk.Üç kız arkadaşın arkadaşlıkları da okuduk. Karakterleri değerlendirmeye geleyim. Ayperi Ak ilk kitaba göre daha güçlenmeye başladı.Duygularındam emin, savaşçı Ayper'yi okumak çok güzeldi fakat bu noktaya gelmesi kolay değildi. Komşuları olan Lütfiye abladan aldı öğütle Ömer'i kendinden soğutmaya çalışır. Planını uyguladığı akşam Ayper'i yine geçmişinden kurtulamaz ve kötü olur. Her zamanki gibi Ömer yanındadır ama ondan gitmesini ister ve Ömer Seyhan gider. O sahneyi okurken içim parçalandı Seyirhanın dediğine göre 45 gün ayrı kalacaklardır. Sonra Ayperi az önce dediğim gibi duygularından emin olarak Seyirhan'a açıldı onun sayesinde daha mutlu neşeli biri olmaya başladı. Tabii arada abisi gibi odunluğunu göstermeye devam etti. Ayperi’nin de o otoban kenarında, çimleri kavrayarak yaşadığı o ağır içsel yıkım, geçmişin yükü altında ezilişi ve kendi çocukluğuna 'Git artık, taşıyamıyorum seni' diye haykırışı... Travmanın, kırılmışlığın ve aşka inanmak isterken kendi karanlığında boğulmanın acısı bundan daha vurucu anlatılamazdı.. Ömer Seyirhan en sevdiğim kitap erkek karakterlerinden biri oldu Ayperi'nin yaralı olduğu halde onu bırakmaması gittiği halde onu düşünmesi Ömer Seyirhan gitti ama giderken bile Ayperi’nin üşüyen ellerini, midesini yakan koyu çayını, tırnaklarını acıtan antepfıstıklarını ve hatta sinemada izlemek isteyeceği filmi bile ona emanet ederek gitti. Bu tarz erkeklere bayılıyorum kızın geçmişi ne kadar yaralı olursa olsun kızın geçmişini yüzüne vurmadı. Ayperi'yi o kadar çok güzel seviyor ki beni
Tozlu Pembe 2Loresima · Ephesus Yayınları · 2026208 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Aslında 1-2-3ve 4. Kitap için toplu bir inceleme
Puan vermedi·48 syf.··
2026 53. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 09:50
​Ursula K. Le Guin'in çocuk kitabı serisi Kanatlı Kediler, benim çok beğendiğim, keyifli bir hikâyeye sahip. Şehrin tehlikelerinden korunmak için gönderildikleri çiftlikte iki çocukla dost olan, gündüzleri güvercin kafesinde saklanıp geceleri özgürce gökyüzünde süzülen dört kanatlı yavrunun hikayesi anlatılıyor. Özellikle kayıp kız kardeşleri Emma’nın, yaşadığı korkuları atlatıp kedi Alex’in yardımıyla yeniden sesini bulması ve özgürlüğünü kısıtlamak isteyenlerden kaçarak ailesine kavuşması aktarılıyor. Hem çocukların hem de yetişkinlerin keyifle okuyacağı bu sevgi dolu masalı, gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Kanatlı Kediler Masalı 4 - Kentte Tek BaşınaUrsula K. Le Guin · Günışıüı Yayınları · 2008141 okunma
Güvercin Gerdanlığı
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 16:16
Güvercin gerdanlığı nedir bilir misin kardeş? Zahirî mezhebinin kurucusu Büyük Âlim İbn Hazm el-Endulüsî'nin yazmış olduğu bu kitabı aşk ile ilgilenenlere tavsiye ederim. Kitap aşkı ve aşkın çesitlerini anlatıyor. Ve sıkıcı değil kendi hayatından örnekler ve şiirleri ile... Bence gayet hoş ve akıcı bir kitap. Aynı zamanda aşıkların görüşme yollarını aşkını ilan etme yolları gibi konularıda ele alıyor. İslam âlimleri her zaman aşk kitabı yazmıyor bu istisnalardan olan bir kitap yazanlar da muhabetullahı(Allah aşkını) anlatan kitaplar :)) Ama bu kitapta iki insan arasında olan aşk bahsedilir. O yüzden ayrıca tavsiye ederim . Belki aşıkların, aşkını ilan edemeyenlerin, aşkla ilgili bilgi sahibi olmak isteyenlerin, aşkla ilgili bazı tuyoları bilmeyenlerin ufak bir yol gosterecisi de diyebiliriz :)) İbn Hazm El-Endelüsi
Güvercin Gerdanlığıİbn Hazm El-Endelüsi · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20183,726 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2022 84. kitabı
Üvercinka, Cemal Süreya’nın 1958’de yayımlanan ilk şiir kitabıdır ve İkinci Yeni şiirinin en önemli eserlerinden biridir. Kitap, adını taşıyan ünlü şiirle özdeşleşmiştir ve Türk şiirinde modern bir kırılma noktası yaratmıştır. Kitabın Genel Özellikleri ve Önemi Temalar: Aşk, erotizm, tutku, kadın bedeni, yalnızlık, özgürlük, modern yaşam ve toplumsal/politik eleştiri iç içedir. Şiirler bireysel deneyimi evrenselleştirirken, ironik ve şok edici bir üslup kullanır. Süreya, “şok” etkisini ön plana çıkarır. Yayımlanma ve Etkisi: 1953-1957 arası şiirlerden seçilen 29 şiirle (sonraki baskılarda artmıştır) çıkan kitap, kısa sürede tükenmiş ve 1959 Yeditepe Şiir Armağanı’nı kazanmıştır. İkinci Yeni’nin öncü eserlerinden biri olarak kabul edilir; alışılmadık imgeler, dil oyunları, erotizm ve bireysel duyarlılıkla Garip şiirine tepki niteliğindedir. Dil ve Biçim: Serbest vezin, yeni kelimeler (neologizmler), imge yoğunluğu, konuşma dili unsurları ve anlam çok katmanlılığı öne çıkar. Şair, kelimeyi zorlayan bir şiir anlayışı benimser. Kitap, Süreya’nın erotizmi direnç ve özgürlük aracı olarak kullandığı, bireysel ile toplumsal olanı harmanladığı bir dönüm noktasıdır. “Üvercinka” Şiirinin Analizi Şiir, kitabın kalbidir ve Süreya’nın otobiyografik bir deneyiminden beslenir. “Üvercinka”, şairin eşi Seniha hamileyken tanıştığı ve tutkulu bir ilişki yaşadığı bir kadına taktığı isimdir (gerçek kimliği gizemini korur). Şiir, bu tutkulu aşkın, ayrılık kararının ve duygusal karmaşanın yansımasıdır. Aşk ve Erotizm: Şiir, bedensel tutkuyu (boyun, saç, sevişmek) çarpıcı imgelerle betimler. Kadın figürü hem fiziksel hem simgeseldir; özgür, cesur ve hayat vericidir. “Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor” gibi dizeler, sevgiliyi canlı ve çoğul kılar. Özgürlük ve Dayanma: “En uzun
ÜvercinkaCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 201821,8bin okunma
8/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
“Mahşerin Dördüncü Atlısı”, dünya tarihi boyunca insanlığın, adeta bir üst organizma tarafından nasıl şekillendiğini ve toplumsal olayların ölümle kol kola gezen bir olgu tarafından nasıl etkilendiğini anlatır. Kitap, ölümle iç içe olmanın hissini aktarırken, yüzyıllar boyunca aralıklarla değişen salgınları—tifüs, sıtma, veba, frengi gibi salgın hastalıkları—ve bunların etkilerini de ele alır. Örneğin cüzzam için, Mısırlılar ona “ölümden önce ölüm” adını vermiştir ve Avrupa’ya bıraktığı en etkileyici miras, çokça bulunan cüzzam evlerinin, ilerleyen dönemlerde hastanelerin temeline öncülük etmesidir. Veba ise, 1348 yılında başlayıp, adeta bir kasap gibi Avrupa’nın üçte birini çok kısa sürede yok etmiştir. Hatta bazı doktorlar ve rahipler, bu hastalığın tedavisini, o dönemin yetersiz tıp bilgileriyle çaresizce aramış; ısırgan otu yedirmiş, güvercin pisliği kullandırmış; hatta çocukları kesip etleriyle beslenmenin tedavi olacağını düşünmüşlerdir. Bu dönemde, doktorlara ve rahiplere karşı ciddi bir güven kaybı yaşanmıştır. Vebanın bir diğer yönü ise, dünya çapında, özellikle Avrupa’daki feodalizmin sonunu getirmesidir. Çok fazla ölüm nedeniyle işçi sayısı azalmış, topraklar bölünmüş ve toprak sahipleri, daha önce ömür boyu emeklerine sahip olduklarını düşündükleri insanlara kiralamaya başlamışlardır. Böylelikle işçi maliyeti o denli yükselmiş ki, haftada iki gün çalışarak bile geçinmek mümkün olmuştur. Frengi için ise yazar, özellikle 14. yüzyılda, Fransa, İngiltere ve Almanya gibi bölgelerde hamam kültürünün yaygın ve insanların bugünkünden bile fazla yıkandığı bir dönemde, frenginin yayılmasıyla hamam kültürünün tamamen yok olduğunu ve yasaklandığını belirtir. Bu süreçte insanlar daha az yıkanmaya başlamış, yün elbiseler kokmasın diye iç çamaşırı ve akabinde parfüm
Mahşerin Dördüncü AtlısıAndrew Nikiforuk · İletişim Yayıncılık · 2022247 okunma