Kitabımız Norveç’te geçiyor. Ailesinden uzun zaman önce kopmuş olan karakterimizin babasının ölümüyle beraber tüm defterler tekrar açılıyor ve olayların sebeplerine, sonuçlarına tanık oluyoruz.
Bambaşka coğrafyalarda olsak da aile konusundaki bazı yaşananlar ve hissettirdikleri çok evrensel. Aile olmak, aile içi şiddet, aile içi istismar gibi konular üzerinden bir kadının var olma savaşını okuyoruz.
Çok kırılgan, yıkık dökük ama aynı zamanda çok güçlü ve savaşçı olmak zorunda olan bir kadının ailesine “ben de varım” deme hikayesi… Dili çok akıcı olmasına rağmen konu çok ağır fakat güzel ilerleyen, çarpıcı bir kitap.
6 yıl önce bir gece kulübünde dans ettiği kadını takıntı haline getirir; fakat kadının hayatını uzaktan izler. Kadına aşık olmuştur. Bir gün eline bir fırsat geçer ve hayatının aşkına anlaşmalı evlilik teklif eder.Kitabın başlangıcı bu. Kitap klasik anlaşmalı evlilik, hatta zorunlu evlilik öyle söyleyeyim; ama erkeğin davranışları kırmızı bayrak sallamıyor, bence güzel bir karakter. Kitabın sonlarına doğru şok olduğum bazı şeyler oldu ve şaşırdım açıkçası. Çıtır çerez, beklentisiz okunabilecek bir kitap
MassimoT. Priceton · Independently Published · 20262 okunma
İnsan güzeldir.
Güzel bakan güzel görür.
Güzel gören güzel söyler.
Güzel söyleyen güzel duyar.
Güzel duyan güzel anlar.
Güzel anlayan güzel eyler.
Güzel eyleyen güzel yaşar.
Güzel yaşayan güzel ölür.
Güzel ölen güzel dirilir.
Güzel dirilen güzel olur.
Güzel olan olur da, güzel olmayan olmaz.
Allah sizleri oldursun, güzellerle yaşatsın