Ne güzel şey hatırlamak seni 2
Ne güzel şey hatırlamak seni. Sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine : bir çekmece bir yüzük, ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım. Ve hemen fırlayarak yerimden penceremde demirlere yapışarak hürriyetin sütbeyaz maviliğine sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım... Ne güzel şey hatırlamak seni: ölüm ve zafer haberleri içinden, hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken...
Şiir
Uyuyan Güzel
Haziran’da gece yarısında, Gizemli bir ayışığı altında, Tenimde serinliği altın kıyıların Karşımda dingin tepesi dağların Büyülenir ezgiler eşliğinde Ve göklerin nemli, baygın tütsüleri Vadiye kanatlanır sessizce Gizemli bir ayışığı altında Eğilir bir bir biberler mezarına, Ak zambaklar dalgalara tutunur Çürüyen suskun yıkıntıları kentin Sarılır göğsüne gecenin sisini Ve göl çekilir ebedi uykusuna Lethe gibi, bak! Akarsular sakin Bir uykuya dalmış yatağında Sanki hiç uyanmayacakmış gibi Uyuyor bütün güzellikler de Irene’nin kaderiyle yattığı yerde… Ah, görkemli prenses, gerçek olabilir mi Bu pencerenin kara gidiyor açılması? Başıboş bir rüzgârın perdeleri Alaycı ruhlar gibi dalgalandıması? Seslenirken her boşluktan büyücüler, Arsızca odanda dolaşır gölgeleri, Mezarının süslü kapağı altında Gizlenmiş uyuyan ruhun, Uzayıp kısaldıkça duvarlarda gölgeler Uçuşuyor beyaz hayaletler gibi…
Çeviri : Tüzün Gürson·Kitabı okudu
Reklam
Sevdiğim herkes sonunda beni terk ediyor.
Kuş ol,güzel insan!Yuvarlak,esmer,buğday,kavrulmuş kestane;sütlü,ateşte,suda pişmiş mısır kokulu ,yarı kadın,yarı erkek,yalnız şehvet,süt,nişasta,şekerden mamul mahluk!
Kendi ayaklarımızın üzerinde durma sevdasının peşine düşüyor ancak kendimizden neler eksilttiğimizin farkına dahi varamıyoruz. Hadi hiçbir şey eksilmedi diyelim, saliha bir eş olup eşinin yolunu gözlemek, evlatlarına hizmet edip onları en güzel şekilde eğiten bir muallime olmak okuyan yahut çalışan bir kadın için pek mümkün olmuyor. Çünkü onun hep başka koşuşturmaları ve meşguliyetleri oluyor.
Bir KARAKOÇ esintisi..
Nasıl tarif etsem ayrılığı? Her şeye, her yere sinmiş ayrılığı... Bir tren düdüğü, bir vapur çığlığı, kahve fincanındaki telve, bir atlas yelken, turna katarı, kıvrım kıvrım yollar, ay ışığı.. Durup dururken söylenmemiş bu mısralar: "AY IŞIĞI PENCEREDEN GİRENDE, SENDEN YANA HAYAL KURMAK NE GÜZEL.."*
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam