A’

A’
@guzelgunler1
feveran eden kelimelerle raks eden hayal dünyamın aks-i sedasına hoşgeldiniz

A’

, bir kitap okudu
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
20 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 00:00
·
2025 12. kitabı
Sabahattin Ali
8.2/10 · 208,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ani Karar
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 00:00
Macide ile Ömer’in bir anda alevlenip Macide’nin anlık kararıyla aynı evde yaşamaya başladıkları ilişki , aslında Ömer Macide ile tanışmadan kendisinin daha önce farkına varsaydı mutlu bir evlilik ile sonlanacak bir birlikteliğin tam tersi olduğunu gözler önüne seren bir roman okuyoruz. Evet sevgi, aşk ve tutku duyguları çok kuvvetli duygular ve insanı peşinden sürükler. Fakat hayatın gerçekleriyle yüzleşmek istemeyen bir Ömer varsa bu üç duygunun peşinde bir de sevgilisini sürüklemesinin ne kadar bunaltıcı olduğunu görmüş oluyoruz bu romanda. En baştaki heyecan, kalbin yerinden çıkacakmış gibi olması, ilk ele ele tutuş ve birçok şey elbette çok değerli. Macide ve Ömer de bu tutkuyu iliklerine kadar hissettiler, birbirleriyle mehtabı izlemeye çıktıkları gece ikisi içinde unutulmazdı. Ömer’in Macide’yi koşulsuz şartsız sevmesi de unutulmazdı Macide için. Tabii zamanla Ömer’in arkadaş çevresinden dolayı ilişki yavaş yavaş zedeleniyor. Ömer’in en büyük zaafı arkadaşlarına “hayır” diyememesidir. Ömer’in fikir adamları diye takip ettiği insanların verdiği davetteki bir gecenin sonunda, o fikir adamlarının Beyoğlu’nda içip, karı-kız peşinde olduklarını gören Macide ne yapacağını şaşırıyor. Ömer’i aramaya çıktığında eskiden tanıdığı bir kız arkadaşıyla yan yana olduğunu görüyor… Bedri( Balıkesir’deki öğretmeni) bu süreçte onlara maddi-manevi çok destek oluyor tabii, o gece de Bedri yine Macide’ye yardım ediyor. En sonunda olaylar Ömer’in cezaevine girmesine kadar ilerliyor… Macide ailesine tamamen sırtını dönerek Ömer’i tercih etti. En sonunda da kendi kararıyla yalnız başına kaldı. Benim bu kitaptan çıkardığım ders ise her ne koşulda olursak olalım “çok” önemli olan kararları aceleci bir şekilde vermemektir. Hayatımızın dönüm noktasında olduğumuzu hissediyorsak ve bir
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma
Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması… içimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu… İçimizde şeytan yok… içimizde aciz var. Tembellik var, iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var… Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz.
Sayfa 250·Kitabı okudu
Alıntı
Caddedeki kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanlari boyunlarina sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil... Insanlardan nefret etmeyi düsünmedim bile... Sadece bir yalnızlık ihtiyaci. Öyle günlerim oluyor ki, etrafimda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Taşıp dökülecek kadar kendi kendimi doyurduğumu hissediyorum.Kafamda, hiçbir seyle değişilmesi mümkün olmayan muazzam hayaller, bana her seylerden daha kuvvetli görünen fikirler birbirini kovalıyor... Fakat sonra birdenbire etrafimda bana yakın birini arıyorum. Bütün bu beynimde geçen seyleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman ne kadar hazin bir hal aldığımı tasavvur edemezsiniz. Kış günü sokağa atılmış üç günlük bir kedi yavrusu gibi kendimi zavalli hissediyorum. Odamdaki duvarlar birdenbire büyüyüveriyor. Böyle acz içindeyken odamda her sey bana küçüklüğümü ve zavallılığımı haykırıyor. Sokağa fırlıyorum. Bir tek yakin çehre görsem de yanında yürüsem, hiç ses çıkarmadan yürüsem diyorum. Halbuki ara sıra karşılaştığım ahbaplar görmemezlige geliyorum. Hiçbiri bana bu anda yardima çağrılacak kadar yakin görünmüyor. Bilmem beni anlıyor musunuz?.. Siz bana simdi bahsettiğim bu yakin çehre gibi göründünüz...
Sayfa 88·Kitabı okudu
Alıntı
Başının içindeki düşünceler tıpkı şu gökyüzündeki seyrek bulutlar gibi daimi bir hareket halinde, şekilsiz ve elle tutulamayacak kadar dağınıktı. Fakat yavaş yavaş daha çok derlenip toplandılar, birtakım hatıralar, istekler, ihtiraslar, ümitler halinde birbirini kovalamaya devam ettiler.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Alıntı