Kör edecek beni aydınlığın, kör edecek.
Ben alışkın değilim gündüzlere,
Hele böyle güzelliklere...
Hep karanlıklarda yaşadım yıllardır,
Bilmiyor musun?
Çamurlara, çirkeflere bulandım,
Derin kuyular gördüm;
Taş zindanlar, korkunç mağaralar gördüm.
Derken sen çıktın karşıma:
Sende yıldızlar, sende güneşler,
Sende dünyalar gördüm...
Ümit Yaşar Oğuzcan
Uçsuz bucaksız bir mavi serilmiş en üste,
Camdan bir deniz gibi, bekler güneşi beste.
O hüzünlü, o sisli sabahlar artık dindi,
Gökyüzünün huzuru şu çatılara indi.
Eski bir pas birikmiş, günlerin rengi isli,
Zamanın izleri var; derin, sessiz ve puslu.
Şimdi kuşlar süzülür, şu bulutlara dokunur,
Bu parlayan aynadan yeni bir can okunur.
Ne o isli hatıra, ne yağmurun buğusu,
Artık burada hakim ışığın en doğrusu.
Yorgun paslı çatılar, bırak kalsın geride,
Yarınlar demleniyor bu ışıklı mavide.
Karanlık dehlizlerden çıkan bir köprü gibi,
Aydınlığa ulaştık, kırdık paslı zinciri.
Karanlıktan sıyrılan o ak pak yolmuş meğer,
Göğe teslim olunca hayat beklemeye değer...