Tanrı bize mutluluk duygusunu ve keyfini verdiyse, bu dünyada sadece acı çeken masum ruhları kollaması
gerekmez mi? Bu böyle olmalı, değilse ya Tanrı yoktur ya da hayatımız acınası bir şakadan başka bir şey değildir.
Aşka bir sözcüğün,bir bakışın, ses tonundaki bir değişimin, görünürde hafif bir ilginin yettiğini herkesten iyi bilirsiniz; aşkın en zayıf ayrıcalığı kendi kendisini kanıtlamasıdır.
Aşk yaşamı dünyevi yasanın laneti bir istisnasıdır; her çiçek solar, büyük sevinçlerin yarınları varsa bu yarınlar berbattır. Gerçek yaşam bir endişeler yaşamıdır, görüntüsü taraçanın dibine doğru uzanan ve güneş görmeden sapının üzerinde yeşil duran şu ısıganotunda gizlidir.